Albert Camus Sözleri

Albert Camus Sözleri

4 Ocak 1960 tarihinde vefat eden ,1957 Nobel Edebiyat Ödülü almış Cezayir doğumlu ünlü Fransız yazarın kitaplarından bir kaç alıntıyı derledik.

Absürdizm adlı akımın temsilcilerinden olan yazar 47 yaşında vefat etmiştir. Ona “En tuhaf ölüm şekli nedir?” diye sorulduğunda “Sanırım bir araba kazasında ölmek.” diyordu. Ne gariptir ki büyük yazar, 1960 yılında Fransa’da bir araba kazasında hayatını kaybetti. Bir çok eseri ve makalesi olan yazarın en bilinen eserleri; Sisifos Söyleni, Yabancı ve Veba dir.


Önümden gitme seni izleyemeyebilirim, arkamdan da gelme yol gösteremeyebilirim; yanımda yürü ve yalnızca dostum kal.

 

Ya zamanla birlikte yaşar ölürsün, ya daha yüce bir yaşam uğruna zamanın dışına çıkarsın.

 

Başardığımız her iş bizi köleleştirir, çünkü bizi daha iyisini yapmaya zorlar.

 

Büyük olmanın yolu da, deha gibi çalışma ve alın terinden geçer.

 

Bir yazarım. Ben değil kalemim düşünür, anımsar ya da kuşatır.

 

Bir insan söyledikleri kadar söylemedikleriyle de insanlaşır.

 

Kışın en soğuk zamanında, ben nihayet içimde yenemediğim bir yaz olduğunu öğrendim.

 

Çekip gidene her şey mizah, kalıp bekleyene her şey şiirdir.

 

Akıllı kişilerin en büyük talihsizliği, aptalların abuk subukluklarıyla başa çıkmak zorunda olmalarıdır.

 

 

Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir.

 

Gölgesiz güneş yoktur ve geceyi tanımak gerekir.

 

“Çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar reddedeceğim.”

 

Resmi tarih oldum olası büyük katillerin tarihidir. Kabil, Habil’i bugün öldürmüş değil, ama bugün Kabil, Habil’i akıl uğruna öldürüyor ve onur madalyası istiyor.

 

Değil mi ki yaşam bir yerde ölümle -yani yoklukla- sonuçlanıyor, öyleyse nedir bu didinip durma, bu yedim-içtim, aldım-verdim, benim-senin kavgasının anlamı?

 

Bazılarının sırf ‘normal’ olabilmek için muazzam bir enerji sarfettiğini kimse farketmiyor.

 

Haklı olma ihtiyacı, sıradan insanlara özgüdür.

 

Alçalmak, yükselmekten çok daha kolaydır.

 

İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek.

 

Doktor “Sana bütün bunları kim öğretti?” Yanıt anında geldi; acı çekmek.

 

Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız.

 

Gerçek umutsuzluk can çekişme, mezar ve uçurumdur.

 

İnsan tümüyle suçlu değildir çünkü tarihi o başlatmadı, ama tümüyle suçsuz da değildir çünkü tarihi sürdürdü.

 

Kelimeler torba gibidir, içine konan şeyin şeklini alır.

 

İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına, ancak; siz öldüğünüzde inanırlar.

 

Sizi yıpratan insanlardan sessizce uzaklaşın.

 

Olmayacak insanlarla olmayacak hayaller kurduğum için, en çok da kendimden af diliyorum.

 

Bir adam karısına arabasının kapısını açıyorsa emin olabilirsiniz: ya arabası yenidir, ya da karısı.

 

Başarı kolay elde edilir, zor olan başarıyı hak etmektir.

 

Bütün büyük olayların, büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır.

 

Ateşten ve yiyecekten yoksun bir insan için özgürlük, hiç de acelesi olmayan bir lükstür.

 

Ya tüm çırpınmalarını aşan daha yüksek bir anlamı vardır bu dünyanın, ya da bu çırpınmalardan başka hiçbir şey gerçek değildir.

 

Bir insanı sevmek, onunla birlikte yaşlanmaya razı olmaktır.

 

Hiçbir sanatçı gerçekten vazgeçmez.

 

İnsanın eninde sonunda alışamayacağı bir düşünce yoktur.

 

İnancın yere düşerse silahın da yere düşer.

 

Derin duygular da büyük yapıtlar gibi; bilinçli olarak söylendiklerinde daha fazla anlam taşır her zaman.

 

Gülümsedim, ama hayalim yine aynı ciddi ve kederli ifadeyi korudu.

 

Hiç bir zaman söyleyecek fazla sözüm yoktur, onun için susarım.

 

İnsanlar için en ideal düzen, onların mutlu olduğu düzendir.

 

Ben dilimin sınırlarında nöbet beklerim.

 

Tarih insanların, düşlerin en aydınlık olanlarını gerçekleştirmek için giriştikleri umutsuz bir çabadan başka bir şey değildir.

 

Geceler sonsuz değildir.

 

Yaşamak kendi başına bir değer yargısıdır. Nefes almak ise; yargılamaktır.

 

Sanat bence en büyük sayıda insanı ortak acılar ve sevinçlerle coşturacak görüntüleri, biçimleri bulmaktır.

 

Polemik yüzünden çoğumuzun gözünü perdeler bürümüş, artık insanlar arasında değil bir gölgeler dünyasında yaşıyoruz.

 

Aşk, akıllı aptal demeden tüm insanlara bulaşan bir hastalıktır.

 

Yazarlık sanatı korunması güç olan şu iki ödeve bağlı kalacaktır; bile bile yalan söylememek ve insanın insanı ezmesine karşı koymak.

 

Ben umutsuzluğu ve bu dertli dünyayı kabul etmeyerek, insanların birleşmesini ve kötü yazgılarına karşı savaşmalarını istiyordum.

 

Ne Faust, ne Don Kişot birbirini yenmek için yaratılmamışlardır ve sanat dünyaya kötülük etmek için icat edilmemiştir.

 

Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.

 

Yirminci yüzyılımız korku çağıdır. Diyeceksiniz ki korku bir bilim değildir, ama bu korkuda bilimin payı var.

 

Dostlarım, şimdi ben size büyük bir şey söyleyeceğim. Sakın kıyametin kopmasını beklemeyin, o her gün kopmaktadır.

 

Dünyada her kötülük, hemen her zaman cehaletten gelir.

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır