Andre Gide Sözleri

Andre Gide Sözleri

Bugün 19 Şubat. Nobel Edebiyat Ödülü (1947) sahibi ünlü Fransız düşünür, ahlakçı ve yazar Andre Gide’nin vefat tarihi (1951).  Romandan, tiyatroya, inceleme yazılarından anlatılara, denemelerden şiire çok geniş yelpazede bir çok eseri bulunan bir yazardır. Dostoyevski üzerine yaptığı konferansları dahi kitaplaştırılmıştır.

 

Bilge kişi, her şeye şaşan kişidir.

 

Hayat yaşla değil, yaşamakla anlaşılır.

 

Yükümüz ne kadar ağır ve zahmetli olursa, ruhumuzu o oranda eğitir ve yüceltir.

Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez.

 

Kuşkular, mutluluğu bize haram etmeye yeter.

 

İyi bir başlangıç, yarı yarıya başarı demektir.

 

İhtişam baktığın şeyde değil bakışında olmalı.

 

İnsan kocamış bir çocuktan başka bir şey değildir.

 

Sevmek insanların birbirlerine bakmaları değindir.

 

Birlikte aynı yöne doğru bakmalarıdır.

 

Mutlu bir insandan yayılan aşk etrafa mutluluk saçar.

 

Ağlamak isterdim. Yazık ki kalbimi bir çölden daha çorak hissediyordum.

 

İnsanları hayatlarının yalnızca bir anına dayanarak yargılamaktan sakınalım.

 

Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez.

 

Olmadığın insan olarak sevilmektense olduğun insan olarak nefret edilmek daha iyidir.

Başka birinin sizin kadar iyi yapabileceği bir şeyi bırakın o yapsın, siz yapmayın.

 

Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan fevkalade beceriklidir.

 

Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken, kötü bir şey yapmamak: İşte, budur iyilik.

 

Nice hastalıklar vardır, elde olmayanı istemekten gelir.

 

Yaşam, çok zalim bir öğretmendir. Önce sınav yapar, sonra dersi verir.

Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.

 

Gerçeği arayanlara güven ve onların bulduklarından şüphe et.

 

Arkadaş, insanların sana sundukları gibi benimseme yaşamı. Yaşamın daha güzel olabileceğine inandır kendini.

 

Geriye bakmayı sevmem ve geçmişimi uzaklarda bırakırım, tıpkı bir kuşun uçmak için gölgesini terk etmesi gibi.

 

Tanrıya inanmamak, sanıldığından çok daha güçtür. Doğa’ya hiçbir zaman gerçekten bakmamış olmak gerekir.

 

Kitabım kendisinden çok, kendi kendinle ilgilenmeyi öğretsin sana. Sonra kendi kendinden çok, kendi dışında kalanlarla ilgilenmeyi.

 

Umutsuzluk nedeniyle korkup kaçma. Umut umutsuzluğun ötesindedir. Aş, yürü, geç onu. Karanlık geçidin ötesinde, ışık bulacaksın.

 

Çok yapılan tenkit ve çıkışlar şiddetini kaybeder. Tıpkı bir tanesi insanın ayağını acıtan çakıl taşının, pek çoğunun üzerinde yüründüğünde tesirini kaybetmesi gibi.

 

Her dalganın çekilişindeki güzellik kendisinden öncekinin çekilişine borçludur; her çiçek kendi meyvesi uğrunda solmak zorundadır; meyve de düşmedikçe, ölmedikçe, yeni çiçekleri sağlayamaz. Bahar bile kışın yasından hız alır.

 

 

Evet dostum, senin de söylediğin gibi, doğanın anlaşılmaz ilahisinde ben de bir sevince özendirme olduğunu anlıyor ve hissediyorum. Kuşların her şarkısında bunu duyuyor, her çiçekte bunu kokluyorum, dua etmenin tek şeklininse hayranlık duyma olduğu sonucuna varıyorum..

 

Güzel geleceği bekleyerek,

Görkemli gençliklerimizi eskittik …

Bazıları için ruhumuzu körelttik,

Yine de asiliz, asil ..

Pişman değiliz … !

 

 

Çoğu zaman içim yanarak saptıyorum ki, sözün en gerçek anlamıyla, anlatmak istediğimin yirmide birini bile anlatamadım, belki de hiç anlatamadım. Beni kurtaran, bir gün Tanrı’nın bana bu kadar güç ve esin vereceği; düşüncemi daha eksiksiz anlatacağım, kısacası yüreğimde ve imge gücümde sakladığım her şeyi dile getirebileceğim konusunda beslediğim umuttur.

 

 

Kim olacağımı bilememekten ötürü tasalanıyorum…

Kim olmak istediğimi de bilmiyorum…

Ama seçmek gerektiğini pek iyi biliyorum.

Nereye gitmeye karar verirsem beni yalnız oraya ulaştıracak olan güvenli yollarda yürümek istiyorum…

Fakat bilmiyorum, ne istemek gerektiğini bilmiyorum.

Kendimde bin bir mümkünün var olduğunu hissediyorum.

Fakat bunlardan yalnız bir tanesi olmaya rıza gösteremiyorum…

…Ve her an yazdığım her sözün, her yaptığım hareketin, çehremin silinemeyecek yeni bir çizgisini meydana getirdiğini düşündükçe ürküyorum.

Öyle bir çehre ki, bir seçime varamadığından, onu cesaretle sınırlayamadığından kararsız, şahsiyetsiz, korkak olarak tespit edilecek…

Allah’ım; yalnız tek bir şey istemeyi ve durmadan onu istemeyi bana ilham et…”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?