Anton Çehov Sözleri

Anton Çehov Sözleri

Dünyaca ünlü tiyatro ve öykü yazarlarından olan Anton Pavloviç Çehov Rus edebiyatı yazarlarındandır. Kendisi aynı zamanda hekimdir. “Alacakaranlıkta” adlı öyküsüyle Rus Akademisi tarafından Puşkin ödülünü kazandı . Modern öykücülüğün kurucularındandır. 44 yaşında vefat eden bu yazarın sözlerinden bir derleme hazırladık..

 

İnsan inandıklarıdır.

 

Yalan kadar insanı alçaltan bir şey yoktur.

 

Erkekler kalpleriyle değil fikirleriyle yaşarlar.

 

Kendini yalnız hisseden kimse için her yer çöldür.

 

Hayat seni güldürmüyorsa, Espriyi anlamadın demektir .

 

Evrende sürekli ve değişmez olarak sadece ruh kalır.

 

Döven, dövdüğü kişiyi değil kendini aşağılamaktadır.

 

Bence kitaplar notaya, sohbet ise şarkı söylemeye benziyor.

 

Birileri arkanızdan konuşuyorsa, onlardan öndesiniz demektir.

 

Erkekler hür ve eşit olarak doğarlar, ancak daha sonra bazıları evlenir.

 

Sevmeden evlenmek, inanmadan ibadet etmek gibi alçakça bir iştir.

 

Birkaç saatliğine de olsa şu durgun hayattan kurtulmak istiyor insan.

 

Anlamaya çalışma. Hayat böyledir işte… Hep o kıyamadıklarınız kıyar size.

 

 

Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar.

 

Sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haber; henüz ölmedik, Kötü haber; hala yaşıyoruz.

 

“Elimizin altında kitaplar var ama bu canlı bir sohbetin, karşılıklı ilişkinin yerini tutmuyor.”

 

Eğer sen kusursuz olsaydın, başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya bu kadar meraklı olmazdın.

 

Siz bana aptal hayaller peşinde koşmayan bir kalp gösterin, Ben de size mutlu bir insan göstereyim.

 

İnsan yakınlarını, onları kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anki kadar hiçbir zaman sevemiyor.

 

Eğer bir insanı gerçekten unutmak istiyorsan onunla yaşadıklarını değil, onun sana yaşattıklarını hatırla.

 

Gözlerime bakıp da yapılan sahte bir gülücük yerine, yüzüme karşı gösterilen gerçek bir nefreti tercih ederim.

 

İçinde yaşadığınız evren ile içinizde yaşattığınız evren arasında kurabildiğiniz bağ kadar mutlu olursunuz.

 

İnsanlara ne kadar değer veriyorsan o kadar tepene biniyorlar. Hele bir de verdiğin değeri onlara belli ettiğinde.

 

Hepinizin içinde yıkma, yok etme şeytanı var. Ne ormanlara, ne kuşlara, ne kadınlara, ne de birbirinize acıyorsunuz..

 

Mutluyken görmezden geldiğin şeyler, mutsuzken canını yakar; çünkü insan hatalarını mutluyken değil hep mutsuzken anlar.

 

Unutma; İnsanları tanıman için en uygun zaman ayrılmalarına en yakın zamandır. Çünkü o zaman sahte yüzler açığa çıkmıştır!

 

İki mükemmel insan asIa birlikte olamaz. Çünkü mükemmel kadın 1. seferde evet demez, mükemmel erkekse 2. şansı vermez.

 

Doğru zamanda gelen yanlış insana tanıdığın şansı, yanlış zamanda gelen doğru insana tanımadığın sürece üzülen hep sen olursun..

 

Ağlattığın bir kadının gözyaşlarını ya o an silersin, yada o gözyaşlarında boğulmamak için ömür boyu çırpınmak zorunda kalırsın

 

Üç Çeşit İnsan Vardır: 1 Ekmek gibidir; Her zaman ararsın ‘bazen’ bulursun 2 İlaç gibidir; İhtiyacın olduğunda ararsın ‘pek az’ bulursun 3 Mikrop gibidir, Sen aramasan da olur çünkü o seni ‘her zaman’ bulur .

 

Üç çeşit insan vardır:

1 Ekmek gibidir; Her zaman ararsın ‘bazen’ bulursun

2 İlaç gibidir; İhtiyacın olduğunda ararsın ‘pek az’ bulursun

3 Mikrop gibidir; Sen aramasanda olur, çünkü o seni ‘her zaman’ bulur.

 

Kendilerini aydın diye adlandırırlar ya, hizmetçi kadını “sen” diye çağırır, köylülere hayvana davranır gibi davranırlar. Doğru dürüst öğrenim görmezler, ciddi hiçbir şey okumazlar, hemen hemen hiçbir şey yapmazlar, bilimin sadece sözünü ederler,sanattan pek az anlarlar. Hepsi ciddidir, hepsinin yüzünden düşen bir parçadır, ciddiyet konusunda hiçbiri burnundan kıl aldırmaz, durmaksızın felsefe yaparlar…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?