Auguste Comte Sözleri

Auguste Comte Sözleri

Tam adı ile Isidoɾe Maɾie Auguste Fɾançois Xavieɾ Comte olan kısaca Auguste Comte  19 Ocak 1798 – tarihinde doğup ö. 5 Eylül 1857 tarihinde vefat etmiştir.

 Fɾansız sosyolog, matematikςi ve filozoftuɾ. Sosyolojinin babası olaɾak tanımlanmaktadıɾ.

 

“Dirileri idare eden ölülerdir.”

 

Yasaları tamamlamak için iradeler gereklidir.

 

Bilim ve dolayısıyla öngörü, öngörü ve dolayısıyla eylem

Bilmek, ileriyi görmek; ileriyi görmek ise güçlü olmaktır.

 

Pozitivizm niçinlerle uğraşmaz, ama nasılları iyi bilir.

 

Başkalarının yararına acı çekmeye istekli olmalısın.”

 

Sevgi, ilerleme ve ahenk dairesinde herkes için ve başkası için yaşamaktır.

 

“Sosyoloji, dünyaya gelen son bilim olduğu gibi, bütün bilimlerin de en karmaşık olanıdır.”

 

Bilimleri ve ahlakı yeniden düzenleyin,aynı anda toplumu yeniden örgütlemiş olacaksınız

 

İlke olarak aşk, temel olarak düzen, amaç olarak da ilerleme.(Mezar Taşında yazan ifade)

“Sevgi tek ahlaki duygudur, çünkü yalnızca o toplumculuğun kişisellikten üstün tutulmasını sağlar.”

 

”Dünya’da kesin olan tek şey geçmiştir; fakat üzerinde çalışmak zorunda olduğumuz her şey gelecektir.”

 

Dogmatizm, insan zekasının normal hali, onun doğası nedeniyle sürekli olarak ve her türüyle, en uzak göründüğü zaman bile meylettiği haldir. çünkü şüphecilik bir kriz halinden ibaret olup insan aklının bir öğreti değişikliğine geçişinde ortaya çıkan zihinsel fetretin kaçınılmaz sonucudur.

 

Birey toplumsal bir varlıktır. İnsan daha ziyade duygular ve egosuyla hareket eder; zeka ve aklını kullanmaktan sürekli kaçınır. Zeka ve akıl onu toplumsallaşma olgusuna götürür. Arzu ve duygularla yaşayan insanlar sürekli didişirler. Aklını kullanan insan barış ve sükunete kavuşur. Bu nedenle insandaki bencil duyguları, akıl ve zeka aracılığıyla diğergam hale getirmek zorunludur.

 

Son olarak pozitif halde, mutlak kavramları elde etmenin imkansızlığını kabul eden insan zihni, kendini, yalnızca, iyi düzenlenmiş akıl yürütmenin ve gözlemin kullanımıyla, fenomenlerin gerçek yasalarını yani onların değişmez art arda geliş ve benzeşim ilişkilerini keşfetmeye adamak için, evrenin başlangıcını ve yöneldiği yeri aramaktan ve fenomenlerin asıl nedenlerini öğrenmeye çalışmaktan vazgeçer. Şu halde, kendi gerçek sınırlarına indirgenmiş olguların açıklanması işi, bundan böyle artık, bilimin ilerleyişinin gitgide sayısını azaltmaya yöneldiği çeşitli özel fenomenlerle kimi genel olgular arasındaki bir ilişkiden başka bir şey değildir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?