Eda Erdem Sözleri

PAYLAŞ
Eda Erdem Sözleri

Yazımız 2 Mayıs 2024 tarihinde güncellenmiştir.

Eda Erdem Sözleri…
Eda Erdem Dündar (d. 22 Haziran 1987, İstanbul), Türk millî voleybolcu. Millî takımın ve Fenerbahçe takımının kaptanlığını yapmaktadır. Orta oyuncu mevkisinde oynamaktadır. 30 Mart 2022 itibarıyla Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi Sporcu Komisyonu bașkanı seçilmiștir. Filenin Sultanları Voleybol milli takımımızın kaptanı olan Eda Erdem’in geçmişten günümüze farklı zamanlarda söylediği sözlerden bir derleme hazırladık…

Eda Erdem Sözleri

Beni Eda Erdem yapan Fenerbahçe’ye olan aidiyetim ve Fenerbahçelilerin koşulsuz sevgisidir.”

 

“Cumhuriyetimizin 100. yılında Milletler Ligi’nden sonra Avrupa şampiyonluğunu da ülkemize getiren takımın bir parçası olduğum için çok mutluyum.”

 

Eda Erdem Sözleri

“Takım olarak bence çok iyi hazırlandık. Daniele bize ilk günden beri, ‘Kızlar, biz oraya şampiyon olmaya gidiyoruz’ diyordu”

 

“Atatürk’ün sporcu kızları, ülkesi adına kazandıkları başarıyı pazarlık konusu yapmaz. Ne prim ister, ne de başka özel bir şey. 85 milyona yaşattığımız mutluluk bize yeter.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Dünya Kadınlar Günü Mesajları

Vargas sadece mükemmel bir oyuncu değil, aynı zamanda mükemmel bir insan. Bizden biri olduğunu ilk andan bu yana gösterdi. Türkiye’de şu an yaşananları hayal bile edemiyorum”

“Madalyamız Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.’ dediği Türk kadınlarına armağan olsun

 

Verdiğimiz sözleri tutmanın gururu tarif edilemez; bu arma, bu forma ile ŞAMPİYON olmaya paha biçilemez! ŞAMPİYON FENERBAHÇE!!

 

“Voleybol bizim için yalnızca bir spor değil. Bizim hayatımız. Bizim işimiz.. Nasıl insana yaşaması için oksijen gerekirse. Bize de voleybol öyle gerekiyor. Anlayacağınız aşkla oynuyoruz. Bir de takım olarak birbirimizi seviyoruz.”

 

“Cumhuriyetimizin 100. yılında böyle tarihi bir başarıyı elde ettiğimiz için çok mutluyuz. Saat fark etmeksizin bizi destekleyen Türk halkı… İyi ki varsınız. Sadece biz değil, tüm Türkiye olarak hep birlikte bu maçı kazandık ve şampiyon olduk”

 

“İyi ki Fenerbahçeliyim, iyi ki Fenerbahçe’deyim diyerek, bu camiaya layık olabilme mücadelesiyle yaşadım hayatımın son 15 yılını. Başkanımız Sayın Ali Koç’un bugün genel kurul toplantısında yaptığı konuşmayı; kalbimde büyük bir gururla, içimde büyük bir heyecanla, gözlerim dolu dolu dinledim.”

blank

“Hong Kong’da yazıyorum bu satırları. Şampiyonluk geldiğinde; Kadıköy, cadde… Sarı-lacivert tüm ülke. Öyle bir sevgi ki, tarif edilmez… Mesela 2012. Sabiha Gökçen Dış Hatları, dönüş konvoyunu anmadan bitiremem hiçbir sezonu. Ya da Saraçoğlu çimlerinde kupayla yürürken hissedilenler… Kazınır sonsuza dek insanın zihnine. Voleybolda böylesine derinden, böylesine kalpten yaşadım Fenerbahçe’yi. Futbolcu olsaydım olacakları düşünemiyorum bile. Herkesin hayatta planları değişir elbette ama çubuklu giyen her sporcunun bu mutluluğu yaşamasını isterim. Bugün doğum günüm, bir mum dileğim de sana gelsin. Nereye gidersen git evlat oldun bir kere; ama yine de böyle çok sevmişken seni bu camia, üzme bizi, kal be Arda.”

 

“Geriye dönüp baktığımda bizi izleyenlerin gönderdikleri mesajları hatırlıyorum. ‘Kızımı voleybola başlatmak istiyorum’, ‘Kızımı maçınıza getirmek istiyorum’ gibi çok fazla mesajla karşılaşıyorduk ama bugün geldiğimiz noktada o mesajlarda inanılmaz bir değişiklik görüyoruz  Aileler, çocuklarını o dönem voleybol ile tanıştırma çabasındaydı ama şimdi o mesajların yerine ‘Kızım voleybola başlamak istiyor’, ‘Kızım sizin maçlarınıza gelmek istiyor’, ‘Kızım okulda sizin resminizi çiziyor’, ‘Evde maçınız olduğu zaman başka bir şey izlememize kesinlikle izin vermiyor’ diyorlar. Bu duygunun hissettirdiği gururu gerçekten tarif edemem. O kız çocuklarının gözlerindeki yerimizin, nasıl bir yerde olduğumuzun gerçekten farkındayız ve bu sorumluluğu taşıyoruz. Atatürkçü, ülkesini seven, sporu seven, adil, çalışkan, azimli ve başarılı kadınlara dönüşerek ülkemizi daha yukarı taşıyacak günlere bir nebze katkımız oluyorsa ne mutlu bizlere”

 

Voleybola ilk başladığım zamanlarda boyumun uzun olmasından dolayı karşılaştığım bakışlar, arkamı döndüğümde duymak zorunda kaldığım kötü sözler hala anımsadığımda beni öfkelendiriyor. Şimdi ise sokakta uzun boylu bir kadın olduğunda insanların aklına voleybolcu olabileceği ihtimali geliyor; herkes sahipleniyor, saygı duyuyor. Böyle bir şeye sebep olabilmek için yıllardır kadın voleybolunun verdiği mücadeleyi tekrar anlatmaya gerek yok. Hayatın her alanında kadınlar mücadele etmeli, başarılı olmalı ve bu saygıyı bizler kendimiz kazanmak zorundayız. Elbette istisna olan, kötü davranışlar sergileyenler hep olacak. Önemli olan kültürel ve hukuksal olmak üzere köklü değişikliklerle onların sayısını mümkün olduğunca aza indirebilmek. Sonuçta gelecek nesillere daha güzel bir ülke bırakmak kadın, erkek hepimizin en büyük sorumluluğu. Bu anlamda birlik olmalı ve bitmek bilmeyen kadına şiddet karanlığının karşısında hepimiz tek vücut durabilmeliyiz.

 

– Avrupa Voleybol Şampiyonası’nın simgesi haline gelen bir fotoğrafın çok ilgi gördü. Binlerce kişi tarafından paylaşıldı, ‘Türk kadının gücü’ başlığıyla gündem oldu. Bu paylaşımları ve yorumları görünce neler hissettin?

Elbette çok duygulandım ve gurur duydum, hala fotoğrafı gördüğümde tüylerim diken diken oluyor. Türkiye Voleybol Federasyonu’muzun fotoğrafçısı Mert Bülent Uçma bana ömür boyu hatıra kalacak bir fotoğraf karesi hediye etmiş oldu. Her zaman sahada elimden gelenin en iyisini yapmak için mücadele ediyorum; hırsımı, vazgeçmeyişimi ve azmimi insanlara örnek olabileceği umuduyla diri tutuyorum. Bu kare ile de güçlü Türk Kadını fotoğrafları arşivinde yer alabildiysem, ne mutlu bana.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir