Edgar Allan Poe Sözleri

Edgar Allan Poe Sözleri

Edgar Allan Poe, Amerikalı şair, yazar, editör ve edebiyat eleştirmeni. Çoğunlukla  şiir ve kısa öykü yazmış. Özellikle gizem, gotik ve makabr hikâyeleri ile tanınır. ABD’de ve Amerikan edebiyatında Romantizm akımının önemli figürlerinden biri olmasının yanı sıra ülkesinde kısa öykünün ilk yazarlarından sayılır. 19 Ocak 1809 doğumlu yazarın sözlerinden bir demet sunuyoruz

 

En korkunç canavarlar, ruhlarımızda gizlenenlerdir.

 

Hakikat daha çizmelerini giyerken, yalan dünyayı dolaşır.

 

Delilikten muzdarip değilim her anın tadını çıkarıyorum.

 

Duyguların aşırı güçlü oluşunu delilik zannediyorsunuz.

 

Bu kitabı, düşlerin tek gerçeklik olduğuna inananlara adıyorum.

 

… yaşarken nefret ettiğiniz o kişiyi, öldükten sonra çılgınca seversiniz.

 

Aptallara büyük güvenim var; arkadaşlarım buna özgüven diyorlar.

 

“Mutluluk bilginin kendisinde değil, bilginin edinilmesi sürecindedir.”

Gündüz düş görenler, sadece gece düş görenlerin kaçırdığı pek çok şeyin farkındadır.

 

“Peki, size, yanlışlıkla delilikle karıştırdığınız şeyin aşırı zeka olduğunu söylememiş miydim?”

 

Gelecekte yaşanacak olayların kendilerinden ziyade, sebep olacakları sonuçlardan ödüm kopuyor.

 

“Eğer henüz bir şiir ruhunuzu paramparça etmediyse; henüz şiir sanatıyla karşılaşmamışsınız demektir.”

 

Bazı kitapları okurken yazarın düşüncelerine dalıp gideriz, bazılarını okurken de kendi düşüncelerimize.

 

Mutluluğun dört koşulu: Açık havada yaşamak; Bir insanı sevmek; Her türlü ihtirastan uzak durmak; Üretmek.

 

Dünya’nın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi. En büyük çınar bir tohumdu, en büyük kuş bir yumurtada gizliydi.

 

“Müzik, hoş bir fikir ile birleştiğinde şiir olur; ortada bir fikir yoksa yalnızca nağme olur; ahenkten yoksun fikir ise, niteliğinden dolayı, düz yazı olur.”

 

Dünyanın gerçekleri bana hayal gibi, sadece ve sadece hayal gibi görünürken, buna karşılık, düş ülkesinin çılgınca fikirleri her günkü varoluşumun gıdası değil, bu varoluşun ta kendisi oldu.

 

Asıl sefalet, ıstırapların en büyüğü, kollektif değil bireysel olandır. İnsan en büyük acıyı tek başına çeker, kalabalıkla birlikte değil; bunun için merhametli tanrıya şükürler olsun..

 

Başkaları gibi değildim çocukluktan beri, görmedim başkalarının gördüğü gibi. Ortak bir pınardan almadım tutkularımı, aynı kaynaktan almadım kederimi. Uyandıramadım yüreğimi sevince aynı seste Ve sevdiğim her şeyi yalnız sevdim.

 

Düşünce, evrenin başlangıcındaki bir teklik noktasından akın eden, derin fiziksel türbülansın doruk noktasıdır. Galaksileri doğuran hareket ve fiziksel süreçlerin bir ürünüdür. İnsan düşünce hakkında netlikle düşündüğünde, zamanın ilk anında var olur.

 

“İnsanlığın mükemmel olabileceğine inanmıyorum. Bence insanoğlunun sarf ettiği çabaların ‘insanlık’ üzerinde kayda değer bir etkisi olmayacak. İnsanoğlu şimdilerde 6.000 yıl öncesine nazaran -daha mutlu ya da daha zeki değil- yalnızca daha üretken.”

 

Tam uykuya dalmak üzere olduğunuz o anı düşünün. Henüz tam dalmadan, yarı uyanık olduğunuz o en son an. Uykuya teslim olmadan, o son çizgide, tuhaf düşler görürsünüz. Ama o sırada uyursanız, bu düşlerin tümünü unutursunuz. İşte ben, o son çizgiden geçip, uyanıyor ve orada gördüğüm garip düşleri yakalıyorum. Benim yazdıklarımın bir kısmı da bu düşlerdir zaten!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?