Emile Zola Sözleri

Emile Zola Sözleri

Émile François Zola (29 Eylül 1902), Fransa’da natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zola’nın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır.

Ölüm yıl dönümünde yazarın eserlerinden aldığımız alıntılardan bir demet hazırladık…

 

Ana, hayatın ebediliğidir.

 

Saygı olmayan yerde aşk da olmaz.

 

Ümit gidince, yaşamak zevki de gider.

 

“Toprağı, toprak yapan insan elidir.”

 

“Yalnızlık iyidir, insan kafasını dinler.”

 

Ölümün karşısında tüm küslükler biter.

 

” İnsan; dünyanın en geç olgunlaşan meyvesidir. !!! “

 

On kararlı adam gereğinde bir orduya bedeldi.

 

Nefsine hakim olamayan, hiç bir şeye hakim olamaz.

İnsan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır.

 

Ve göz kamaştırıcı bir nur gibi adalet gökten iniyordu.

 

Gerçeği susturup, yeraltına gömseniz bile, büyüyecektir.

 

İnsan üzüntülerini anlatarak, başkasını memnun etmemeli.

 

“Para saçma bir şeydir. Huzurlu musun? İşte servet budur.”

 

Adalet ancak gerçekten, saadet ancak adaletten doğabilir.

 

Gerçek uygun adım ilerliyor ve hiç bir şey durduramayacak.

 

Niteliğimle üstün gelemezsem, niceliğimle üstesinden gelirim.

 

Hiç bir şey, bir kalbi karşılığı olmayan sevgi kadar yoramaz.

 

İnsanlık yalanı ve adaletsizliği kılıçla değil, kitapla yenecektir.

 

İşin kötü yanı şu ki ,insan her şeye alışır ama aç oturmaya alışamaz.

 

Hiçbir şey gerçeğe karşı duramaz. Gerçek her zaman muzafferdir.

Hiç bir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez.

 

Bir suçsuzun mahkum olması demek bir suçlunun kurtulması demektir.

 

Yetenek yoksa sanatçı olmaz, ama çalışmadıkça yetenek hiç bir işe yaramaz.

 

Yiğitler içeride yatarken, alçak ve korkaklar elini kolunu sallayıp geziyor bu dünyada!

 

Hiç bir şey bitmiş değil, her şeyin yeniden başlaması için birazcık mutluluk yeter.

 

Ancak, tüm baskılara tüm aldatmacalara tüm saptırmalara karşın, dürüst insanlar tükenmez.

 

Bir kişiye karşı yapılmış haksızlık, bütün insanlığa karşı yapılmış haksızlık demektir.

 

“Acı insan ruhunu karartmaz, yeter ki gözlerimizin önü kararmasın, yeter ki acı bizleri kötü insanlar haline getirmesin.

 

 

Ancak, tüm baskılara tüm aldatmacalara tüm saptırmalara karşın, dürüst insanlar tükenmez.

 

“İnsanlar böyledir, bazen dövüşürler, bazen barışırlar. Yeter ki kalpte kötülük olmasın.”

 

Ben sözcükleri hiç sevmem. İnsan birini sevdi mi, yapabileceği en iyi şey onu göstermektir.

 

İnsan tek başına güçlü ve yürekli olabilirdi ama açlıktan kırılan bir topluluk güçsüzdü.

 

İşçi ordusu, bir gün tüm toprağı çatlatacak ve köle olmaktan çıkıp efendi haline gelecektir.

 

“Kuru laf karın doyurmuyor, tutup bir ekmek getirseydiniz daha iyi ederdiniz!”

 

İnsanoğlu yeryüzünde hak ve adaleti gerçekleştiremeyecekse, toptan yok olsun çok daha iyiydi!

 

Güzelliği anlamak için bir kere bakmak yeter ama, bir karara varmak için çok düşünmek gerekir.

 

İnsan haklı oldu mu, yüreğine kuvvet geliyor, bileği kolay kolay bükülmüyor, öyle değil mi ?

 

Pırlantadan alınmayan vergi, kitaptan alınıyordu; çünkü pırlanta alandan değil, kitap okuyanlardan korkuyorlardı.

 

İnsanın alışamayacağı hiç bir şey yok. Alışıyoruz, ama çok şey kaybediyoruz. Kendimiz kendimizi böyle tüketiyoruz.

 

Hayvanların kaderi gülünç görünme korkusundan daha önemli benim için, insanın kaderiyle inceden inceye bağlı çünkü.

 

Seçildikten sonra göbeğini şişiren, yoksulları eski pabucundan bile az düşünen ensesi kalınlara oy vermek kimsenin karnını doyurmuyordu.

 

“Dünyayı bir günde yıkıp yeni baştan yapamazsınız. Bir günde her şeyi değiştireceklerini söyleyenler ya şarlatan ya da alçaktırlar.”

 

“Doğru yoldan zerre kadar ayrılmadan yazacağım..

Bana kuvvet veren budur ..

Bir amacım var ,ona doğru yürüyorum ”

 

Şiddet hiçbir zaman iyi sonuç vermemiştir arkadaşlar, dünyayı bir günde yıkıp yeni baştan yapamazsınız. Bir günde her şeyi değiştireceklerini söyleyenler ya şarlatan ya da alçaktırlar!

 

Bakanlara rüşvet verilecek diye, nesiller boyu beyzadeler ve burjuvalar, ziyafetler çekecek yahut ateşin karşısında yan gelip oturacak diye, bütün bir halk, babadan oğla, kuyuların dibinde ölmekteydiler.

Germinal, Emile Zola

 

Zifiri karanlıklar bütün beyinlerde yoğunluğunu muhafaza ediyorsa, bunun nedeni metotsuz ve hiçbir bilimsel temele dayanmadan elde edilen yarı eğitimin sadece zekanın zehirlenmesine daha da tehlikeli ve kaygı verici olan ahlaksızlık haline ulaşması gibi görünüyordu.

 

Herkes mutlaka bu yoldan geçip gidecek.Hiç kimse ne önde ne de arkada kalır. Toprağın altında herkese yetecek kadar yer var. Geç kaldım diye budalalık etmek..

Ey fani dünya kimisi biran önce gitmek ister bazıları da senden ayrılmak istemez.

 

İnsanların dünyanın sonuna kadar, kurtlar gibi birbirlerini yiyip bitirmelerini seyretmek istiyorsan, kollarını bağlayıp sakinlik içinde durmak en bulunmaz çaredir. Ama bu olamaz. Buna karşı koymalı. Aksi hâlde devamlı bir adaletsizlik hâkim olacak ve zenginler her zaman fakirleri sömürerek yaşayacaklar.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
emile zola sözleri

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır