Gönül Dağı Dizisi Sözleri

Gönül Dağı Dizisi Sözleri

Bozkırda bir Anadolu masalı… Sapsarı toprakların, yıllarca dile gelen efsanelerin, unutulmaz aşkların hikayesidir Gönül Dağı…
Küçük dünyalarında büyük hayaller yeşerten Anadolu çocuklarının hikayesidir Gönül Dağı…
Bozkırda hayallerinin peşinden koşan ve tüm engellere rağmen imkansızı başarmaya çalışan 3 kuzenin hikayesidir Gönül Dağı…

Buram buram Anadolu kokan bu samimi dizinin söz ve repliklerinden bir derleme hazırladık…

Neşet Ustamızın eserini güzel yorumlamışlar. Dizimizin sayfasına da uygun bir bozlak

İlk 3 dakika bağlama girişi ile Muhlis Berberoğlu. Fatma Hanımın sesine sağlık

 

Hayalini gerçekleştirmeye var mısın?

blank

Bir gün başaracaksın ve kendini bir arı kanadı gibi hafif hissedeceksin

 

Bildiklerinizi unutun Yeniden başlayın

blank

Tanımadın mı?

Dedenin amcasının oğlunun karısının kızının görümcesinin eltisi!”

Bayağı yakın akraba diyorsun yani

blank

Akıl sınırlara takılıyor. Kalp ise uçsuz bucaksız , sınırı yok

 

blank

Allah tuttuğunuzu sarı altın etsin

 

Sakalarımızı saldık artık dağa, bozkıra… Daha da hiçbir ateş harlamaz bizi! NOKTA.

 

“Teşekkür ederim Hüseyin Bey ben bıldırcın yumurtası sevmiyorum çabuk yaşlandırıyor…

blank

Susmak, kelimesi olmayan duyguların en güçlü ifadesidir çünkü…

 

‘’Ana olmak, tek bir kitap dahi okumadan bilgeliğin kapısından geçip girmekmiş.”

blank

Ana Ben geldim…

 

blank

Gönlü kırık aşıklara gelsin

 

”Geminin bir sahibi var, o ne derse o olur

 

Yavri yavri Huma kuşu yükseklerden seslenir.

Yar koynunda bir çift suna beslenir beslenir…

Bu beni kesmedi beş vakit namaza başlıyorum

 

“Amca oğlu biz niye bu kadar korkağız!”

 

Sen benim çocuklarımı sahipsiz mi sandın!”

 

Yolun sonu hep aynı yere çıkar. Birkaç metre bez, 9 tahta… Burada ne hırslar kalır, ne küskünlükler…

 

“Ne bakıyon dayı? Hiç mi müşkül adam görmedin?”

 

’Dünya bir pencere! Ya o pencerenin arkasına hayaller sığdıracaksın ya da kendi gerçekliğine razı olacaksın!’’

 

“Bu dayımın en sevdiği kitap!”

 

Hayatın kendisi zaten koskoca bir müzikal değil mi? Güzel görmeyi bilirsen her şey güzelleşmez mi?”

 

“İlla fotoğrafın içine girmemiz için kavga mı etmemiz gerekiyor?”

 

blank

“O kavga benim okul hayatıma mâl oldu!”

 

blank

” Tatlı dile güler yüze

Doyulur mu doyulur mu

Aşkınan bakışan göze

Doyulur mu doyulur mu ”

 

Doyulur mu doyulur mu
Canâna kıyılır mı
Canâna kıyanlar
Hakk’ın kulu sayılır mı

blank

“Gönül işlerinin memleketi olmaz”

 

Ben ne zaman bir şey yapmak istesem ensemde bittin. Tokat gibi. Yapamazsın Veysel. Başaramazsın Veysel.”

blank

Belki bir gün bir ağaç değil de, koskoca bir Bozkır yeşerir…”

 

Keşke, keşke demek zorunda kalmasaydım..

blank

Asistan of dentist

 

“Benim en büyük hediyem sensin…”

 

“Özel uçakla indireceğim seni piste!”

 

‘’Bazı yaralar vardır, kurcalasan da kanar kurcalamasan da!’’

 

Tatlı dillim, güler yüzlüm Ey ceylan gözlüm..
Gönlüm hep seni arıyor, Neredesin sen…

blank

Hem aşamadığım bir yokuş hem de iyileşemediğim bir yara.”

 

“Bildiğim bir şey varsa; o geçmiş, o vagon vagon giden zaman, peşini bırakmaz insanın…”

blank

Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu
Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile

blank

-Taner… O gün bana bir şey diyecektin?
+Unuttum herhalde, hani derler ya önemsiz şeyler unutulur diye…

 

Bana getirmekte geç kalmışlar, dişleri kurtaramadık”

 

’Atımın terkisine sırlarımı, yitirdiğim günleri, mutluluk, hüzün ve pişmanlıklarımı koydum.’’

 

“Gönül Dağı’ndan düşen taşlar benim için çok önemli, ne olur buradaki işimi mahvetme!”

blank

“Gönül Dağı, hem bir dağdır hem de iyileşmeyen bir yara…”

 

-Yılkı atları değil mi onlar?
-Hiç gitmemişler ne güzel!
-Bir onlar gitmedi zaten.

blank

“Buldum amca oğlu!’ Uçağı nasıl uçuracağımızı buldum!”

 

Varmak mı önemli yoksa yolda olmak mı?”

 

“İnsanın, gökyüzündeki bir yıldızla da yeryüzündeki bir taşla da arasında bağ vardır…”

 

“Senin gönlünün sahibi de belli şifası da…

 

‘’Karamsar olup bin defa yaşamaktansa umut dolu olup bir defa yaşarım.’’

blank

Gönül işlerinde tek bir kural vardır; Korkak olmayacaksın!”

 

“Birkaç tahtası eksik olsa da, Ramazan iyi çocuk…”

 

Dedem der ki; nerede bir aşığın, bir yetimin kalbi kırılsa, Gönül Dağı’ndan bir parça taş düşer…”

İnsandan hatıralarını alırsan geriye ne kalır ki?’’

 

Gitmeleri vardır bizim buraların…”

 

Merak etme, onu buraya getiren geri yollamaz.”

blank

“Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret koydun beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm”

 

Gidelim mi tekrar tren yoluna? Çay demleriz, dertleşiriz…”

 

Zülüf dökülmüş yüze aman aman
Kaşlar yakışmış göze aman aman
Usandım bu canımdan aman aman
Dert ile geze geze

blank

“Aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir, en sevdiğim tatlı kazandibidir.”

 

“Ervah-ı ezelden bu gönül sana yazılmış.”

 

‘’Birini uçuramıyoruz diğerini indiremiyoruz, bu ne ayarsızlıktır!’’

 

Sonra bir bakmışsın evlerinin önüne koca bir kamyonet yanaşmış. Bütün gülücüklerini, hatıralarını, hayallerini yüklenmiş gidiyor. Geride bir çift ıslak bakış kalmış mı kalmamış mı aldırmadan…”

blank

“Dedem Ciritçi Abdullah, sert adamdı ama gülümseyince kalbinden tutuverirdi insanı.”

blank

’İnsanın toprakla, dağdaki taşla; doğduğu, nefes aldığı, dizlerini kanattığı yerle arasında bir bağ vardır. Ve bunun adına memleket derler.’’

 

“Bozkırın ortasında gönlü kırılan o kadar çok aşık, mahsun kalmış o kadar çok aşk var ki…”

 

“Daha aşkın ne demek olduğunu bile bilmeden sevdim ben onu.”

“Bozkırın en büyük adetidir bu zamansız gelmeler ve gitmeler, her kavuşma bir ayrılığın habercisi…”

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?


blank