Hikmet Anıl Öztekin Sözleri

PAYLAŞ
Hikmet Anıl Öztekin Sözleri

Yazımız 23 Aralık 2023 tarihinde güncellenmiştir.

Hikmet Anıl Öztekin Sözleri…
Ey kokusu ömrümün serveti Fesleğenim

 

Sevmek belki bir gün okur diye şair olmaktır.

 

İnsan zamanını durdurmak istediği yere aittir.

 

Yağmur olmasa kim, nasıl temizleyecek şu sokakları ?

 

 Öyle işte, anlatasından çok susası gelen biriyim.

 

“Bazen, gölgen bile peşinden gelmese, yürümek lazım gelir…”

 

Özlemek mi? Sana benzeyen Her şiire sarılasım geliyor…

 

“Öyle bir değiş ki insanlar seni yeniden tanımak zorunda kalsınlar”

 

“Kalabalıklar çekip gittiğinde değil, sadece biri gittiğinde ölür insan yalnızlıktan.”

 

Unutma, ne kadar kimsen yoksa o kadar Allah’ın vardır…. O hep seninle….

 

Çok sevmek de,  özlemek de hep olsun …  Ama en çok sevmek Allah için olsun…

 

Biri de çıksın; “ – Ben bir ömür çayını demlerim, derdini dinlerim, dualarıma seni de eklerim.” desin.

Hikmet Anıl Öztekin Sözleri

Ve bağırdı annem, tam kapıdan çıkarken; “Yüreğini ört.” – İnsanlar soğuk, üşürsün.

 

Şiir okuyan kadın sevilmez mi hâfız. Hele bir de şiir yazıyorsa ruhunu eline teslim et gitsin.

 

Elif gibi Sevmek, ‘Sır’ gibi sevmek demektir.
Yani Elif gibi Sevmek, Yusuf olabileni sevmektir…

 

Ne çok kırdılar, ne çok incittiler değil mi Fesleğenim?
İnce düşündükçe incindik belki de…

 

Kitaplara “servetim” diyen birinin içinden kötülük çıkma ihtimali çok düşük geliyor bana.

 

Bir gün herkes hayatından gidince anlıyor insan bu dünyada sadece iki ayak üzerinde durduğunu.

 

Yalnızlığı sevmeli insan , İnsanlarla konuşamadı diye üzülmeyip kendisiyle konuşmalı uzun cümleler kurarak…

 

İnsan kitap okuyacağı köşelerin hayalini kurmalı pazar günleri Kahve içmeli karşısında çay içecek kimsesi yoksa …..

 

Keşke duyabilseydik ölenlerin bize seslenişlerini. Keşke duyabilseydik kocaman pişmanlık çığlıklarını. Keşke bir fırsatı olsaydı ölüp tekrar dirilmenin.

 

Hayat kısa, üzülmeye yetecek kadar zamanımız yok. Yani kelimeleri güzel seçer ve doğru kelimeleri kullanırsak her şey yoluna girer.

 

“Konuşmak ve muhabbet aynı şey değildir benim için. Konuşmak, kelimelerin sese kavuşmuş halidir sadece. Muhabbet ise kelimelerin gönle ulaşmasıdır.”

 

Eyvallah ne güzel bir sözdür,

– Bazen kabulleniş,

– Bazen boş veriş,

– Bazen yol veriş,

Ama sonunda hep bir rahata eriş…

Hikmet Anıl Öztekin Sözleri

Seviyorum     diyorsun     ama    şartlara    bağlı.
Kaşı     gözü    daha     güzeli    gelinceye    kadar.
Daha   zengini,   daha    makamlısı   gelinceye kadar.
Bazen    de     işimize      gelinceye    kadar.

 

Albert Einstein; biletini kaybeder ve üzerini aramaya başlar… Görevli ; buyurun sizi tanıyoruz geçin der .. – sorun bileti kaybetmem degil bileti bulmam çünkü nereye gideceğimi unuttum…der.

 

Kitaplardan başını kaldırma ufaklık, dünya kötü bir yer… Her yer ayrılık kokuyor ve bunu hiçbir zaman unutma: En kalıcı ayrılık kokusunu, en sevdiklerin sıkar…

 

Gerçekten sevince insan, yanındayken de özlüyorsun zaten. Evet, sevdiğin insan yanındayken bile özlersin. Ama giderse, o özlemek değil, eksik kalmaktır. Bir gün sen gidersen, özlemem. Eksik kalırım.

 

Zaten ne der bilenler bize:

“Derdini seviyorsan eğer anlaşılmayı beklemeyeceksin…

Sorarlarsa sana nedir derdin diye, sadece eyvallah diyeceksin…

Sessizce, derdine hürmeten, derin bir eyvallah çekeceksin…”

 

2000 yılında Berlin’de düzenlenen, 60 ülkeden yaklaşık 2 bin 500 kelimenin elemeye alındığı yarışmada, Türkçede “yakamoz” sözcüğü, jüri tarafından dünyanın en güzel sözcüğü olarak belirlenmiş.

 

Kitaplar, yağmurlar, toprak. Sımsıkı sarıl bunlara fesleğen alma­sınlar elimizden. Bari bunlar kalsın sarılabileceğimiz. Kimseyi istemiyoruz, kimse lazım değil. Biz çayımızı sessizliğe de dem­letiriz. Bıraksınlar da bari bunlar kalsın derdeşebileceğimiz.

 

İmam Gazali söylüyordu: “Ömrün bitmiş, fakat sen yalvarmış yakarmışsın, sana bir gün daha verilmiş, işte şimdi öyle bir günde bulunuyorsun, öyle bir günde ne yapacaksan, her gün aynı gayretle o işe sarıl, öyle çalış, öyle ibadet et, öyle yaşa.”

 

“Bizim hiç ölesimiz bile gelmedi ya da ağlayasımız. Ağlayan da ölen de beden oldu hep. Ruhun varlığına bi inandıramadık kendimizi. Ancak dedikodularla vakit geçirebildik bu hayatta, Oysa ki her nefese bir gözyaşı borcumuz vardı secdede.”

Hikmet Anıl Öztekin Sözleri

Elif gibi sağlam, koşulsuz ve şartsız, cezm hali gibi tutkun.. şeddeli hali gibi kuvvetli, harekeli hali gibi kâh boyun eğen kâh başkaldıran, ve Rabbine bir Elif kadar masum, boynu bükük, Alfabenin ilk harfi gibi, bir başlangıçtır Elif gibi Sevmek…..

 

Nasıl oldu her şeyin tanımını suretinde arar olduk anlamıyorum. Güzel bir ev gördüğünde neden herkesin kafasının içinden evin kaç para ettiği düşüncesi geçiyor? Neden kimse evin penceresindeki sardunyalara bakmıyor, ahşap kapının üzerindeki pirinç tokmakla ilgilenmiyor. Cevabı çok da kolay verilebilecek sorular değil bunlar sanki.. Neyse…

 

Ve sen. 30 yıl önce yoktun, nasıl olur da birden önüne konan dünyaya böyle alışırsın? Neden her şey normalmiş gibi davranıyorsun? Neden olan bitene şaşırmıyor ve önemli olan bir soruya kendine sormayı sürekli erteliyorsun? Ne için varsın ve ne için yaşıyorsun? Hiç mi merak etmiyorsun bu dünya nasıl meydana geldi? Bu renkler, kokular bu evren neden var ve bu suretler bu kadar inanılmazsa bunun bir kaynağı var mıdır? Varsa o nasıl güzeldir merak etmiyor musun hiç?

Hikmet Anıl Öztekin Sözleri

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir