Kadınlarla İlgili Şiirler

Kadınlarla İlgili Şiirler

Yazıyı paylaş

Kadınlar günü münasebetiyle amatör ve ustaların kalemlerinden dökülmüş şiir ve yazılardan bir demet sunuyoruz.

 

Dünya Kadınlar Günü Şiiri

Bugün dünya kadınlar günü

Aklıma geldi anamın yüzü

Mavi mavi iki gözü

Ve hep gülen yüzü

 

Bugün dünya kadınlar günü

Kadınlara bir gün yetmez

Kadınların çilesi hiç bitmez

Kadınların çektiğini kimse çekmez

 

Bugün dünya kadınlar günü

Anam, bacım, teyzem

Size yetmez 8 Mart günü

Her gün sizlere kadınlar günü

(Alpay TÜRKOĞLU)

 

Dünya Kadınlar Günü

 

Bugün Dünya Kadınlar günü.

Unutulmamalı dünü,bugünü.

Sevgi ve şefkat gösterelim.

Koruyalım geleceğin küçüğünü.

 

Türk kadını çalışır,emekçidir.

Yalanları hiç olmaz gerçekçidir.

Her zaman kıymet bilinmeli.

Bugün Dünya Kadınlar günüdür.

 

Kadınlar çileyi çok çeker.

Gönüllere sevgi tohumları eker.

Dilleri bal,pekmez sanki şeker.

Bugün Dünya Kadınlar günüdür.

 

Kavgaya hayır,istemezler eziyet.

Hiç birinde yok ne kin,ne kötü niyet.

Her birinde var pek çok büyük marifet.

Bugün dünya kadınlar günüdür.

 

 

Adı Kadın Yüreği Yangın

Adı kadın

Anadır bacıdır kadın

Candır canandır, eşdir kadın

Eli öpülesidir, duygu selidir kadın

 

Anlattıkça çoğalan, çoğaldıkça güçlenen kadın

Adı kadın yüreği yangın, acılarla yoğrulan kadın

Gözyaşlarını içine akıtan kadın

Eşinin şekillendirdiği kalıba giren kadın

 

Sorgusuz sualsiz istenileni yapan kadın

Gözü yaşlı, bağrı yaslı kadın

Daha küçücük bir kızken gelin edilen kadın

Ne olduğunu anlamadan bebe karnına koyulan kadın

 

Küçücük bir çocukken çocuk doğuran kadın

Ummanda kaybolan kadın

Adı kadın

Yüreği yangın kadın…

(Serap ATAY)

 

 Anacığım

-Anneme ve bütün annelere-

 

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?

Kaç geceler bana ninni söylerdi,

Hasta olunca oydu başucumda bekleyen,

Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen

Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

 

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?

Uzun kış geceleri masal masaldı.

Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar,

Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar

Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.

 

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?

Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı.

Akşam biraz geciksem yollara düşerdi .

Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.

Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.

 

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?

Bilirim yine kalbinde yerim anacığım.

Selam sana Kadınlar Günü İstanbul’dan.

Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan,

Vefalı ellerinden öperim anacığım.

(Ümit Yaşar OĞUZCAN)

 

 Kadın Hakkı

 

Bak ağlıyor için için,

Hani nerde kadın hakları

Çalışırız geçim için,

Hani nerde kadın hakları

 

Meclislerden yerilmişiz,

Aklı kısa görülmüşüz,

Hep zorula verilmişiz,

Hani nerde kadın hakları

 

Kirmanını eğirmez mi,

Hamurunu yoğurmaz mı,

Seni beni doğurmaz mı,

Hani nerde kadın hakları

 

Tık demeden dövülürüz,

Ana avrat sövülürüz,

Sık sık evden kovuluruz,

Hani nerde kadın hakları

 

Derde yoğa alışığız,

Çilelerle buluşuğuz,

Birkez gülsek yılışığız,

Hani nerde kadın hakları

 

Hatuni’yim ne diyeyim,

Bitmezki daha sayayım,

Cevap verin de duyayım,

Hani nerde kadın hakları

(Aşık HATUNİ)

 

Kadınım

 

Anlatmak istesem seni

Dilim dönmez ki kadınım

Resmetmek istesem seni

Kalem çizmez ki kadınım

 

Katlandın hep şu huysuza

Sabır gösterdin arsıza

Gönlünü çalan hırsıza

Akıl ermez ki kadınım

 

İki kız bir oğlan verdin

Onlardı tek senin derdin

Ömrünü bizlere serdin

Gücün yetmez ki kadınım

 

Muhtaç olmayalım diye

Kaçıp koştun biteviye

Sendeki bu özveriye

Neler denmez ki kadınım

 

Rabbim alsın benimkini

Çok uzatsın seninkini

Halil senin kıymetini

Sanma “bilmez ki” kadınım…

(Halil MANUŞ)

 

Kadınlarımız 

 

Kadın var güler yüzü,

Kadın var dinlenir sözü,

Kadın var anasının gözü,

Hep o söyler son sözü…

 

Kadın var dizlerini döver,

Kadın var ölesiye sever,

Kadın var korkma, sır ver,

Ölene kadar onunla gider…

 

Kadın var sevgi dolu,

Kadın var erkeğin eli kolu,

Kadın var belli olmaz sağı solu,

Bazen bir yağmur, bazen dolu…

 

Kadın var bilmez hileyi,

Kadın var çeker çileyi,

Kadın var unutmuş gülmeyi,

Öğretmişler ona kader demeyi…

 

Kadın var ömür törpüsü,

Kadın var sevda köprüsü,

Kadın var kavuşmaktır ülküsü,

Yanık olur hasret türküsü…

 

Kadın var tutar intizarı, dileği,

Kadın var bükülmez bileği,

Kadın var emirdir her isteği,

Sever ‘Hanım Ağa’ denmeyi..

 

Ömürlü doğruyu söyler,

Kötüyü yerer, iyiyi över,

Bu dünyanın temeli böyle,

Böyle gelmiş böyle gider…

(ÖMÜRLÜ AKSOY)

 

 

VE KADINLAR

Ve kadınlar,

bizim kadınlarımız:

korkunç ve mübarek elleri,

ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

anamız, avradımız, yarimiz

ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız

ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki

ve karasabana koşulan

ve ağıllarda

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

kadınlar,

bizim kadınlarımız

(Nazım HİKMET)

 

Dünyadaki Meleğim

 

Dünya ya gelmeden önce,

Yalvardım Yaradan a.

Ağladım hıçkıra, hıçkıra

– Nasıl yaşarım Dünya da?

 

Ulu Yaradan buyurdu:

– Gönderdim bir melek Dünya ya

– O yemez, seni yedirir.

– O giymez, seni giydirir

– Ben onu nasıl bilicem?

– Sen ona anne diyecen.

(Elmas Sıla DAĞLI)

 

Kadın

“kadın benzerliktir.

ve bence karşıtlıktır.

herşey bir uyak içerisine girer,

herşey birbirine seslenir

ve yanıt verir”

Octavio Paz

 

 

Bir kadının dudaklarında değildir aşk.

Bedeninde hiç değildir.

Aşk, kadının göz kapaklarındadır.

Kadın, göz kapaklarında saklar o adamı.

Ne kadar yanarsa yansın canı, ağlayamaz bazen.

Sımsıkı yumar gözlerini.

Adam hep orda kalır.

Kadın, asla bırakmaz adamı.

Kadın, asla vazgeçmez ondan.

Özdemir Asaf

 

Hoş geldin kadınım

hoş geldin kadınım benim hoş geldin

yorulmuşsundur;

nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını

ne gül suyum ne gümüş legenim var,

susamışsındır;

buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim

acıkmışsındır;

beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam

memleket gibi yoksuldur odam.

hoş geldin kadınım benim hoş geldin

ayağını bastın odama

kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi

güldün,

güller açıldı penceremin demirlerinde

ağladın,

avuçlarıma döküldü inciler

gönlüm gibi zengin

hürriyet gibi aydınlık oldu odam…

hoş geldin kadınım benim hoş geldin

Nazım Hikmet

 

kadın gittiğinde(köşe yazısı)

kadınlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde ’yetim-öksüz’ kalan çok olur.

mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler…

çekmecenin dibinde artık kimsesizdir eski tarak.

sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.

bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.

sık sık boynunu büker ’sarıkız’.

teki kalmış o eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.

balkon artık sessizdir.

koridor kimsesiz.

bir kadın gittiğinde…

bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci…

bir anne gider…

bir dost…

bir arkadaş…

bir sevgili…

ne çok kişi yok olur aslında, bir kadın gittiğinde.

Bekir Coşkun

 

Yazıyı paylaş
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?