Karpuz ile İlgili Sözler

PAYLAŞ
Karpuz ile İlgili Sözler
  • 0
  • 1223
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    blankLoading...
  • 5 dakika da oku
  • +
  • -

Yaz meyveleri yazılarımızda bugün sırada karpuz var. Yaz deyince aklımıza gelen ilk şeylerden olan, sıcaklarda serinlik veren Karpuz ile ilgili alıntılardan bir derleme hazırladık.

 

Karpuz (kavun) kökeninden büyür (Atasözü)

 

Bir koltuğa iki karpuz sığmaz (Atasözü)

 

Nereye gidiyorsun daha karpuz kesecekdik.

 

İş bilmez gelin karpuzu ortasından kesermiş.

 

Karpuz kabuğunu görmeden denize girme (Atasözü)

 

Karpuz sıcaklardan bunalanların doğal klimasıdır.

 

Karpuz kesmekle hararet sönmez (Atasözü)

 

İki karpuzu bir koltuğa sığdırmak (Deyim)

 

Beni karpuzun ortası kadar sevecek birisi lazım Sebastian.

blank

Eşekten düşmüş karpuza (düşmüşe) dönmek (Deyim)

 

Ayağının altına karpuz kabuğu koymak (Deyim)

 

Ne bir koltuğa iki karpuz ne de bir gönüle iki sevda sığabiliyor.  Nazım Tektaş

 

Şu saate dek ertelemiştim oysa seni düşünmeyi ama karpuz seversin sen daha nasıl erteleyeyim? -Ali Lidar-

 

Bir tren Bekliyorum

Çocuktuk…

Henüz eksilmemiştik,

Karpuz çekirdeği kadar değerliydi hayat…

Elif Nihal Altan

 

Dünya yüzünde yapayalnızdı, yapayalnız: Tıpkı, açık denizde yüzen bir karpuz kabuğu gibi. -Peyami Safa-

 

“Almancada karpuz anlamına gelen ‘arbuse’ , Türkçe ‘karpuz’dan kaynaklanır.

Mary Işın

 

“Kötü olduğumuzda en fazla susarız biz,birbirimize bakmayız. Karpuz yeriz.”

Barış Bıçakçı

 

“Sizin aklınızdan geçeni ben gün ışığı altındaki karpuz tarlası kadar rahat görebiliyorum.”

Haruki Murakami

blank

İnsanlığımızdan ötürü, güzelliğimizden, çirkinliğimizden bize kavun karpuz veren Tanrı’yı sevmek gerektiğini biliriz. -Cemal Süreya-

 

“İyi huylu bir adamın elinden acı karpuz yemek suratı asık bir insanın elinden tatlı yemekten daha iyidir.”   Şeyh Sadi Şirazi

 

Karpuz kabuğundan gemi yapıyorum sonra bir eşek gelip onu yiyor. Eşek bu, ben karpuz kabuğundan gemi yapınca hayvanın aklına coğrafi keşifler düşecek değil ya. -Bahadır Cüneyt Yalçın-

 

Nice güneşler doğacak, göremeyeceksin.

Yaz yağmurları yüzünü okşayamayacak,

Karpuz dilimlerini ısıramayacaksın.

Hanımelilerinin kokusu

Senin için artmayacak

Karanlık basarken.

Kurumuş bir yapraksın sen,

Toprağa karışacaksın.

Doğan Cüceloğlu

 

…bu kazandipli dünyanın karpuz gibi yarılıp bitişini ben de görmeyi arzu ederim, buna çaba sarfedeceğim, ama başarılı olamayabilirim. Aranızda olmazsam kıyamet günü,benim de kulağımı çınlatın.

Ferhan Şensoy

 

Şimdi beni bütün bunlardan çok, karpuz kabuğu turşusu ilgilendiriyor. Demek ki gerçekten ölüyorum. Son özlemimi yaşıyorum. Bir ara umudumu yitirmiştim. Hiç ölemeyeceğimi sanmıştım. Her şeyin ötesinde bir turşu özlemi. Ölüm belki de budur.

Adalet Ağaoğlu

blank

…Dayıma gelince,o,benim için bir türlü kararını veremiyordu. Ara sıra içindeki maddeyi merak eder gibi kocaman kafamı elleri içinde evirip çevirir,karpuz muayene edenlerin yaptığı gibi ötesine,berisine fiskeler vurarak:”Bilmem amma…Bu büyüklük pek hayra alamet olmasa gerek!” derdi.

Reşat Nuri Güntekin

 

…kitap en iyi arkadaştır. Okurken üstünde karpuz yediğinizi kimseye söölemez, karpuza ortak çıkmaz, daha da güzeli ve konumuzla ilgili olanı; siz günün birinde “Ah ulan, ben vaktinde kitapla beraber karpuz yemiştim” diye efkarlanmazsınız.

Atilla Atalay

 

Benim de Allaha yakınlaştığım günler, daha doğrusu anlar oldu. Benim de önümde bir gün göklerin sırrı, olgun bir karpuz gibi kütürdeyerek açıldı. Ben de yarılmış bir narın dudakların arasından tabiatın göğsünde saklanan nimetlerin tane tane dökülüşünü görür ve işitir oldum.

Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

Bangkok’a gelmeden önce dünyadaki meyveleri az çok tanıdığımı düşünürdüm. Kayısı, kiraz, karpuz gibi mahallenin çocuklarını geçtim; muz, kivi, ananas gibi ikinci derece akrabaları da geçtim; hatta mango, papaya, çarkıfelek, liçe gibi zengin çocuklarını da geçtim. Gel gelelim buradaki meyveler bana pek bir şey ifade etmiyor. Tropik diyarların meyvelerini sağdan soldan az çok tanıdığımızı sanırdım oysa. Küresel ticareti oturtalı 500 yıl olmuş, her şeyi her yerde bulur olmuşuz, uzaya çıkmışız ancak halen hiç bilmediğimiz meyveler var, öyle mi? Hem de üç değil, beş değil: başkalaşmış bir çilek gibi duran rambutan, boyu erik tadı kavun longan, içinden patlamış mısır çıkan mangostan ve daha niceleri… Kim bilirdi meyve kavramının bu kadar göreceli olduğunu?

National Geographic Traveler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir