Mahatma Gandi Sözleri

Mahatma Gandi Sözleri

Asıl adı Mohandas Karamçand Gandi olan, Mahamata Ganhi olarak bilinen ünlü düşünür 2 Ekim 1869 yılında Porbandar’da dünyaya gelmiştir. 1888’de hukuk eğitimi için University College London’a gitmiştir.

 

Hindistan bağımsızlık hareketinin öncüsü Gandhi’yi önemli yapan yalnızca Hindistan’ın siyasi ve ruhani lideri olması değildi, aynı zamanda şiddet içermeyen direniş biçimi olan ‘pasif direniş’i de dünya ondan öğrendi.

 

Doğum günü olan 2 Ekim, Hindistan’da resmi tatildir, aynı zamanda BM tarafından ‘Dünya Şiddete Hayır Günü’ olarak belirlenmiştir.

 

Çıkrık kullanarak yaptığı kendi beyaz elbisesi ile, yalnızca meyve ve sebze yiyerek beslenmesi ile çok sade bir hayat sürdüren Gandi’nin sözlerinden bir demet hazırladık…

 

Bencilliğin gözü perdelidir.

 

Sevginin olduğu yerde hayat vardır.

 

Bir insan yaptıklarının toplamıdır.

 

Basit yaşa ki başkaları da var olabilsin.

 

Sıkılmış yumruklarla el sıkışamazsınız.

 

Sevgi insanlığın, şiddet hayvanlığın kanunudur.

Barışa giden yol yoktur, barışın kendisi bir yoldur!

 

Dünyada görmek istediğiniz değişikliğin kendisi siz olun.

 

Kimseye kirli ayaklarıyla beynimde gezme fırsatı vermem…

 

Güç fiziki kapasiteden değil, boyun eğmeyen iradeden gelir.

 

 Hakikat, bir taş kadar sert bir gonca kadar da yumuşaktır.

 

Düzenli, temiz ve şerefli olabilmek için paraya ihtiyacımız yoktur.

 

Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız. Alkışlar önüne kansız elle çıkınız.

 

Tanrı dualarımızı bize göre değil, kendi yöntemine göre yanıtlar.

 

  Zayıf insanlar affedemezler. Affetmek güçlülere has bir özelliktir.

 

Dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.

 

Eğer gerçekten işiten kulaklara sahipsek, tanrı bize kendi dilimizde seslenir.

 

Olsa iyi olurdu.. Batı uygarlığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sorusuna verdiği cevap.

 

Siz kendi elinizle teslim etmedikçe, kimse kendinize olan saygınızı elinizden alamaz.

 

Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir.

 

İnsan yaşamının bir alanında haksızlık yaparken diğer bir alanında haklı olamaz’; yaşam bölünmez bir bütündür..

 

Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil.

 

Kadın erkeğin esiri değil; can yoldaşı, desteği, kederlerinin ve sevinçlerinin tam anlamıyla ortağıdır.

 

Uğruna ölebileceğim birçok davam var, fakat uğruna öldürebileceğim hiçbir davam yok..

 

 Dinler aynı noktada birleşen farklı yollardır. Aynı amaca ulaşacak olduktan sonra ayrı yollar seçmemizin ne önemi olabilir?

 

Sayısal çoğunluk önemli değildir, yanında “Allah” olan kişi zaten çoğunluk demektir.

 

Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.

 

Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine, adaletle hareket edip tek başına kal daha iyi.

 

 Şiddet karşıtlığının ürettiği güç kesinlikle insan yeteneğinin icat ettiği tüm silahlardan gücünden üstündür.

 

Propagandası çok yapıldı diye bir yanlış gerçeğe dönüşmez, kimse farkında değildir diye bir gerçek yanlışa dönüşmez…

 

 Birisinin buyruğu altında olmak her zaman özgürlük özlemini doğurur. Bunun içindir ki sömürgecilik kendi mezarını kendisi kazar…

 

İnsan ancak kendi yanılgısını büyük, başkalarınınkini de küçük aynada görebilirse, her iki yanılgı üstüne de haklı bir fikir yürütebilir..

 

Peygamberin hayatını anlatan kitabın ikinci cildini bitirdiğimde, bu muazzam hayata dair daha fazla okunacak bir şeyin olmayışına üzüldüm…

 

Haydi beni bir daha tutuklayın İngilizler ! Ama tutuklamak ve öldürmekle iş bitmiyor. İşte, öldü sanılan Türkler, cenaze törenleri için hazırlanan tabutlarını katillerinin başlarına geçirdiler.

 

  Bir insanı, ancak gerçekten uyuyorsa uyandırmak mümkündür. Ama, eğer uyumuyor da uyku taklidi yapıyorsa, dünyanın bütün gayretlerini sarf etseniz, nafiledir.

 

Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlaktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.

 

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür…

Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür…

Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür…

Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür…

Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür…

Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür…

 

Her sabah kalktığım zaman kendi kendime şöyle söz veririm:Dünya üzerinde vicdanımdan başka kimseden korkmayacağım. Kimsenin haksızlığına boyun eğmeyeceğim. Adaletsizliği adaletle yıkacağım ve mukavemet etmekte ısrar ederse onu, bütün mevcudiyetimle karşılayacağım.

 

Hakikati aramak için gerekli araçlar, basit oldukları kadar da güçtür. Bunlar kendini beğenmişlere büsbütün olanaksız, bir masum çocukcağıza ise tümüyle mümkün görünebilir. Hakikat peşinde koşan insan, bir toz zerresinden daha alçakgönüllü olmalıdır. Dünya alem toz zerrelerini ayaklarının altında ezer.Hakikat peşinde koşan kimse öylesine alçak gönüllü olmalıdır ki , toz zerresinin altında ezilebilmelidir. Ancak ve ancak o zaman, şöyle bir parlayıp sönüveren gerçek ışığına kavuşabilir.

 

Einstein Gandhi’yi şöyle anlatır:

Hiçbir dış yönetim tarafından desteklenmemiş bir halk lideri… Başarısı kabiliyete veya teknik aletlerin gücüne dayanmayan, sadece kişiliğinin ikna gücünden doğan bir politikacı… Kuvvet kullanımını her zaman küçümsemiş olan zafer dolu bir savaşçı… Amaç ve şaşmaz kararlılık ile donanmış bilge ve alçakgönüllü insan… Bütün gücünü halkının yücelmesine ve geleceklerinin güzelleşmesine adamış bir kişi… Sadece insan olarak Avrupa’nın eziyetlerine karşı gelmiş ve her zaman zafer kazanmış birisi… Gelecek nesiller böyle bir kişinin yaşayıp, bu dünya üzerinden geçtiğine belki de inanmayacaklar…

 

Gandi’nin Duası

Tanrım!

Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek için ve zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak için ve yalan söylememek için bana yardım et.

Eğer bana para verirsen mutluluğumu alma ve eğer bana güçler verirsen muhakeme yeteneğimi çıkarma. Eğer başarı verirsen alçak gönüllüğü çıkarma. Eğer bana alçak gönüllüğü verirsen saygınlığımı çıkarma. Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et. Benim düşüncelerime katılmıyor diye bana karşı olanları hainlikle suçlayarak,

onların karşısında suçlu duruma düşmeme izin verme. Kendimi sever gibi diğerlerini de sevmeyi ve diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi de yargılamayı öğret bana. Başarılı olduğum zaman sarhoşluğuma izin verme. Ne de başarısız olursam olayım, umutsuzluğa düşmeme izin verme. Daha ziyade, başarısızlığı başarının öncesindeki bir deneme olduğunu hatırlamamı sağla. Hoşgörünün, güçlerin en büyüğü olduğunu

ve intikam arzusunun zayıflığın ilk görünüşü olduğunu öğret bana. Eğer paradan yoksun bırakırsan, bana umudu bırak.

Ve eğer beni başarıdan yoksun bırakırsan, başarısızlığı yenebilmek için irade gücünü bırak bana . Eğer beni sağlık bağışından yoksun bırakırsan, inancın lütfunu bana bırak. Eğer insanlara zarar verirsem, özür dileme gücünü ver bana . Ve eğer insanlar bana zarar verirse, affetme ve merhamet gücünü ver bana.

Tanrım! Eğer ben seni unutursam sen beni unutma.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır