Martin Luther King Sözleri

Martin Luther King Sözleri

Asıl Adı Michel’dır. Amerika’da dünyaya gelmiş, 1948 yılında Sosyoloji bölümünde mezun olmuştur. Martin Luther King 1953 yılında Coretta Scott ile evlenir. Scott’a 4 çocuğu olur.  1963 yılında yapmış olduğu “Bugün Bir Hayalim Var” adlı konuşması dönemine damga vurduğu gibi günümüzde de etkisi halen devam ediyor, konuşuluyor.

 Yaptığı insan hakları ile ilgili çalışmalar bazı ırkçı çevreler tarafında tepki almıştır. 1968 yılına gelindiğinde King’in beyaz ve siyahiler arasındaki eşitsizliği kaldırılması üzerine talepler ve çalışmalarını 3 Nisan’da yaptığı konuşmasında dile getirmiştir. Bu konuşması sonrasında 4 Nisan günü kaldığı Motelin balkonunda uğradığı silahlı saldırı sonrası yaşamını yitirir..

Otopsi raporunda 39 yaşındaki Luther’in altmış yaşındaki bir insanın yorgun kalbine sahip olduğu ortaya çıkıyor. (A. Ali Ural)

Bugün yani 14 Ekim (14Ekim 1964), kendini barışa ve eşitliğe adamış bu insana Nobel Barış Ödülünün verildiği gün.

Bu yazımızda Martin L. King’in sözlerinden bir demet hazırladık….

 

Benim bir hayalim var !

 

İsyan, sözü dinlenmeyenlerin dilidir.

 

Sevgisiz inancın hiçbir değeri yoktur.

 

İnsanı aşağılayan her kanun adaletsizdir.

 

Zaman, doğru olanı yapmak için daima doğrudur.

 

Dünyada yapılmış olan her şey umutla yapılmıştır.

 

Beni korkutan kötülerin baskısı değil iyilerin kayıtsızlığı.

 

Bir sorunu çözmenin en iyi yolu, nedenini yok etmektir.

 

Çok bilmeli, az konuşmalı, her soruya cevap vermemelidir.

 

Herhangi bir yerdeki adaletsizlik her yerdeki adalete tehdittir.

Gerçek bir lider mutabakat aramaz, mutabakatı şekillendirir.

 

Hayatın en ısrarcı ve acil sorusu şu: Başkaları için ne yapıyorsunuz?

 

İnsanlığı yücelten her iş, onurlu ve önemlidir; dört dörtlük yapılmalıdır.

 

Bu dünyada hiçbir şey bilinçli cehaletten ve aptallıktan daha tehlikeli değildir.

 

Ben insanları kendi ilkelerimle değil, onların kendi ilkeleriyle yargılarım

 

Sevgiye saplanıp kalmaya karar verdim. Nefret, taşımak için çok ağır bir yük.

 

Hayal kırıklığını bir yere kadar kabul edebiliriz, fakat umudu asla yitiremeyiz.

Ya birlikte kardeş gibi yaşamayı öğreneceğiz, ya da aptallar gibi hep birlikte yok olacağız.

 

Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik, ancak kardeşçe yaşamayı unuttuk.

 

Yaşamımız, önem verdiğimiz olaylara karşı sessiz kaldığımız gün son bulmaya başlar.

 

İlk adımınızı inançla atın.Tüm merdiveni görmek zorunda değilsiniz, yeter ki siz ilk adımı atın.

 

Karanlık karanlığı defedemez: bunu sadece ışık yapabilir.Nefret nefreti defedemez: bunu sadece sevgi yapabilir.

 

Şiddet, ahlak dışıdır çünkü sevgi yerine nefret üzerinde yol alır, toplumu yıkar ve kardeşliği olanaksızlaştırır.

 

Birbirlerini tanımazlar çünkü iletişim kurmazlar; iletişim kurmazlar çünkü sınıflara ayrılmışlardır.”

 

Bir insanın asıl ölçütü, rahat ve refah zamanlarında nerede durduğu değil, münakaşa ve mücadele zamanlarında nerede durduğudur.

Sevginin gücünü keşfetmeliyiz, kurtaran sevginin gücünü. Ve biz onu keşfettiğimizde bu yaşlı dünyayı yeni bir dünya yapabileceğiz.

 

Tıpkı kontrol dışına çıkmış bir kanser gibi, nefret kişiliği çürütür ve onun yaşamsal bütünlüğünü yiyip bitirir.

 

Bilimsel gücümüz, manevi gücümüzün önüne geçti. Güdümlü füzelerimiz, ve güdümsüz insanlarımız var.

 

İnsanlar genellikle birbirlerinden nefret ederler çünkü birbirlerinden korkarlar; birbirlerinden korkarlar çünkü birbirlerini tanımazlar…”

 

Adına demokrasi diyebilirsin ya da adına demokratik sosyalizm diyebilirsin, fakat bolluğun paylaşımında Tanrı’nın tüm çocukları için daha iyi bir dağıtım olmalıdır.

 

Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse Micheangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’ın beste yaptığı veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes durup “Burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş” desin.

 

Çok acı tecrübeler bize göstermiştir ki, özgürlük hiç bir zaman zalim tarafından gönüllü olarak verilmez; mazlum tarafından talep edilmelidir.

Açıkçası benim katıldığım hiç bir eylem, haksız yere ayrımcılığa uğramamış olanlar tarafından yerinde ve ‘zamanında’ bulunmadı. Yıllardır aynı kelimeyi işitiyorum: ‘Bekle!’

Bu her siyahi insanın kulağında çınlayan kelimedir. Bu ‘bekle’ hep ‘asla’ anlamına geldi. Artık anlamalıyız ki, geç gelen adalet adalet değildir!

Bu dünyada fakirlik olduğu sürece, bir milyar dolarım da olsa, hiçbir zaman kendimi zengin hissedemem. Milyonlarca insan hastalıktan ölürken, ben Mayo Kliniğinden tam sağlam raporu da almış olsam, kendimi tümüyle sağlıklı hissedemem. Sen olman gerekeni olamadan ben kendim olmam gerekeni gerçekleştiremem. Bizim dünyamız böyle yaratılmıştır. Hiç kimse ya da ulus, kendisinin tamamiyle bağımsız olduğu ile övünemez. Biz birbirimizle karşılıklı dayanışma içindeyiz.

 

 

Aslında hayata dair her şey birbiriyle ilintilidir. Tüm insanlar içinden kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı bir karşılıklılık ağına, kaderin tek bir esvap halinde örmüş olduğu bir ağa kaçmış bulunuyorlar. Birini doğrudan etkileyen herhangi bir şey geri kalanları da dolaylı olarak etkilemekte. Siz olmanız gereken kişi olana kadar ben olmam gereken kişi olamam ve ben olmam gerekeni olana kadar da sizin olmanız gerekeni olmanız mümkün değildir. İşte hakikatin iç içe geçmiş yapısı budur.

 

 

“Bugün Bir Hayalim  Var” Konuşması

Bugün diyorum ki dostlarım, şu anın ve yarının getireceği güçlüklere ve engellemelere rağmen hala bir hayalim var benim. Amerikan Rüyası içinde derinden yer edinmiş bir hayal.

 

Bir hayalim var: Gün gelecek bu ulus, ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak; Şunu kendinden menkul bir gerçek kabul ederiz ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır.

 

Bir hayalim var: Gün gelecek eski kölelerin evlatlarıyla eski köle sahiplerinin evlatları, Georgia’nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar.

 

Bir hayalim var: Gün gelecek, adaletsizliğin ve eziyetin sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan Missisippi Eyaleti bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.

 

Bir hayalim var: Gün gelecek dört küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil karakterlerine göre değerlendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar.

(I have a dream that my four little children will one day live in a nation where they will not be judged by the colour of their skin, but by the content of their character)

 

Bir rüyam var: Gün gelecek ahlaksız ırkçılarıyla, “müdahale etme” ve “etkisiz hale getirme” kelimelerini dilinden düşürmeyen valisiyle Alabama, işte tam orada Alabama’da, küçük siyah oğlanlar ve kızlar; küçük beyaz oğlanlar ve beyaz kızlarla el ele tutuşma şansına sahip olacaklar.

 

Bugün bir hayalim var!

Bir hayalim var: Gün gelecek her vadi yüceltilecek, her tepe ve her dağ alçaltılacak, engebeli alanlar engebesiz hale getirilecek ve eğri büğrü bölümler dümdüz olacak; Tanrı’nın zaferi ortaya çıkacak ve bütün bedenler bunu birlikte izleyecekler.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır