Mevlana Celaleddini Rumi Sözleri

Mevlana Celaleddini Rumi Sözleri

Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.

 

Gönül, ebedi olmayan mülkü, bir rüya bil!

 

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

 

Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!

 

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

 

Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol

 

Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım.

Bizi bilen bilir, bilmeyende kendisi gibi bilir!

 

Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!

 

Bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.

 

HARF’ler yetmedi anlaşılmama, bari Hâl’den anla

.

Allah(c.c)’a ulaşacak birçok yol var. Ben Aşk’ı seçtim.

 

Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.

 

Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.

 

Susmak, mana eksikliğinden değil. Belki mana derinliğindendir.

 

İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder.

 

Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.

 

Dilin aşkı yorumlaması güzeldir ama dile gelmeyen aşk daha güzeldir.

 

Şikayetçi, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, tahammül eder.

 

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.

 

Dünya, kendisini yeni gelin gibi gösteren, cilveler eden, kokmuş bir koca kadındır.

 

Bazen halimize Melekler imrenir. Bazen de halimizden Şeytan bile iğrenir.

 

Minareden düşenin parçası bulunurda, gönülden düşenin parçası bulunmaz.

 

Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.

 

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.

 

Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur Adabına.

 

Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.

 

Aşk nedir bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.

 

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

 

Sen, canının içinde Kur’an nurunu istiyorsan, şunu bil ki, oruç bütün Kur’an’ın tertemiz nurunun sırrıdır.

 

Hiçbir ölü öldüğüne hayıflanmaz, sadece azığının azlığına hayıflanır. Ölen kuyudan ovaya çıkmış demektir.

 

Gözünün gördüğünü gönlünün gördüğüne değişirsen EYVALLAH. Gönlünün gördüğünü gözünün gördüğüne değişirsen EYVAH EYVAH.

 

Yol kesenler olmadıkça, lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça, sabırlılar, gerçek erler, yoksulları doyuranlar nasıl belirir, anlaşılır?

 

Misafirsin bu hanede ey gönül, Umduğunla değil bulduğunla gül, Hane sahibi ne derse o olur, Ne kimseye sitem eyle, Ne üzül.

 

Gönül, dert ile yandı; derdimi paylaşacak bir dost yok. Çok yer gezdim hüznümü azaltacak bir kişi yok. ‘Ben yarinim’ diyen çok amma gerçekte vefalı bir yar yok.

 

Allah’ın defineleri yıkık gönüldedir. Yıkık yerlerde pek çok defineler gömülüdür. Kırılmış, iki yüz parça olmuş gönülü yapmak, Allah’a Hac’tan da yeğdir (üstündür-iyidir), Umre’den de.

 

Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.

 

Aşk vadisinde, hiçbir nişane, hiçbir iz yoksa üzülmemeli; çünkü, Hakk’ın lûtfuyla bazen umutsuzluktan bile umutlar doğar. Ey gönül, sakın umutsuzluğa düşme! Allah’tan umudunu kesme ki, bazen can bahçesinde, söğüt ağacının dalı bile hurma verir.

 

Bir şeyden kaçacaksan yılandan, akrepten, arslandan, kaplandan kaçma da, bedenden kaynağını alan nefsanî isteklerden, heveslerden kaç! Çünkü başımıza gelen bütün belalar, çektiğimiz bütün zahmetler, meşakkatler boş ve olmayacak heveslerden meydana gelir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?