Mevlana Hazretlerinden Sözler

Mevlana Hazretlerinden Sözler

30 Eylül 1207 tarihinde Belh şehrinde doğup 17 Aralık 1273 yılında Konya’da vefat eden Mevlana Hazretlerinin sözlerinden bir demet hazırladık.

 

İnsan dostunun huyunu alır.

 

Yüreğimiz kıymet bilene emanet.

 

Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır.

 

Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez.

 

Odun yanınca kül olur, insan yanınca kul olur…

 

Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.

 

Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.

 

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılana kadardır.

 

Güzeli güzel yapan ‘edep’tir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir.

 

Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar.

 

Aşk, altın değildir, saklanmaz. Aşkın bütün sırları meydandadır.

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.

 

Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır.

 

Mum olmak kolay değildir, ışık saçmak için önce yanmak gerekir.

 

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

 

Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır.

 

Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok!

 

Üç sözden fazla değil, tüm ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım.

 

Kula bela gelmez hak yazmadıkça, hak bela yazmaz kul azmadıkça.

 

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

 

Ya kırdığın gönlü Allah(c.c) seviyorsa? Bilemezsin, bilseydin ödün kopardı; dokunamazdın.

 

Birini seviyorsanız, onu Allah(c.c)’tan isteyin. Kalpler Allah(c.c)’ın elindedir.

 

Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden.

 

Aşkın hikayesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

 

Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir.

 

Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.

 

İsyanlardayım dedi. Hayır, imtihanlardaydı. Fark etseydi, kurtulacaktı.

 

Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.

İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini.

 

Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer.

 

Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

 

Ayıplarım seni ey gönül; hal bilmeze hal sorarsın, bülbül dururken kargadan gül sorarsın.

 

Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.

 

Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.

 

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

 

Kapı açılır sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman? Bilmem. Yeter ki o kapıda durmayı bil.

 

Tut ki Ali’den sana miras kaldı Zülfikar. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar?

 

Her Yerde Olmak Gibi Bir Duan Varsa, Gönüllere Gir; Çünkü Sevenler, Sevdiklerini Gönüllerinde Taşırlar.

Yılan sokması seni sadece canından eder. Ama kötü dost hem candan, hem de imandan eder!

 

Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an tövbemi bozar. Arada kalmış bîçareyim. İyi ki Senin kapın var.

 

Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.

 

Nefsin ejderhadır. Öldü sanma, uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar hemen. Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

2 yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?