Namık Kemal Sözleri

Namık Kemal Sözleri

Namık Kemal 21 Aralık 1840 da doğup 2 Aralık 1888 de vefat etmiştir.Genç Osmanlı hareketi mensubu, ünlü Türk yazar, gazeteci, devlet adamı, şairdir. Hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı, parlak üslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı. “Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, târih ve makale türlerinde eserler verdi. Özellikle “İntibah” isimli romanı ve “Vatan Yahut Silistre” isimli tiyatro oyunu ünlüdür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü eserleri ve fikirleriyle etkiledi.

Gerçek adı olan Mehmet Kemal’i Tekirdağ’daki evlerinin civarında bulunan tekkenin şeyhi Tokatlı Hafız Ali Rıza Efendi verdi. .1855’te babasının Bulgaristan Filibe mal müdürü, dedesinin Sofya kaymakamı oluşu ile Sofyaya gitti. Sofya’da evlerine ziyarete gelen dedesinin arkadaşı şair Binbaşı Eşref Bey, şiirlerini okuduktan sonra Mehmet Kemal’e yazıcı, kâtip anlamlarındaki “Namık” adını verdi. O günden sonra Namık Kemal olarak anılmaya başladı.

48 yaşında vefat eden bir çok kere sürgünlere gönderilip hapis hayatı yaşayan Namık Kemal’in eserlerinden yaptığımız alıntılardan bir demet hazırladık.

 

 

Ölüm askerin son rütbesidir.

 

Düşene gülen acıyandan çok bulunur.

 

Zihin fukara olunca, akıl ukala olurmuş.

 

Bir küçük hata, bir büyük amacı bitirir,

 

Sanki gönlümün eli var da boğazımı sıkıyor.

 

Sevgi birden doğabilir, fakat birden geçmez.

 

Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten.

 

Kalbinle dilin arasında ne kadar ayrılıklar varmış.

 

Yazılsın seng i kabrime vatan mahzun ben mahzun!

 

Kimsenin lütfuna olma tadip, bedeli cevheri hürriyettir.

 

Gönül bir şeye azmedince vücudun ıstırabı çabuk diner.

 

… esir olarak yaşamak yerine ölmek bin kat daha iyidir.

 

İnsan ne söylediğini bilmeli fakat her bildiğini söylememelidir.

 

Dünyaya gelmek hüner değildir. Yüksel ki yerin bu yer değildir.

 

Hokkamı dilenci çanağı, kalemimi iktidar değneği yapmayacağım.

 

Felek bir bela ortaya çıkarmak isteyince sebepleri pek çabuk hazırlar…

 

Halkına zulmü reva gören bir anlayışı lanetliyoruz. Zulüm ile abad olunmaz!

 

Bazen fikirlerini de değiştirmelisin çünkü sen fikirlerinin kölesi değil sahibisin.

 

Ne sin iledir, ne sal iledir, ne cah iledir, ne mal iledir, beyim ululuk, kemâl iledir.

 

İnsan kalbinin garip bir özelliği de, sevilmeyi, sevmekten daha üstün tutmasıdır.

 

İnsan vatanı sever, çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı vatan sayesinde kaimdir.

 

İnsanoğlu böyledir işte! Hedefinin arkasından koşar durur ama yanına gelince ne yapacağını bilemez…

 

Bu kadar adam gördüm içlerinden hiçbiri dünyadan hoşnut değil hiçbiri de dünyadan gitmek istemez.

 

Şair nedir? “Tabiatın en sevdalı zamanlarındaki hüzünlü gülümsemelerinden yaratılmış bir mahluk.”

 

Okumayı öğrenmek, en güç sanattır. Ademin hayvaniyeti yemekle, ınsaniyeti okumakla kaimdir.

 

Terbiye ana kucağından başlar; her söylenilen kelime, çocuğun şahsiyetine konan bir tuğladır.

 

Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini; Yok mudur kurtaracak baht-ı kara mâderini?

 

Bize gayret yaraşır, merhamet Allah’ındır. Hükmü ati ne fakirin, ne de şeyhin şahındır

 

Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet. Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten.

 

Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten.

 

İnsan, ne idraksiz mahlûktur! Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendi öleceğine inanmak istemez.

 

… aşk, dünyada en tesirli kuvvettir…

Bu kuvvet dünyada insana hatır ve hayale gelmez şeyler yaptırır…

 

Acaba insanın içini dışına çevirseler, vicdanı ile yalnız kaldığı zamanlar kurduğu hülyalar gözüne çirkin görünür mü?…

 

İnsan her nefesini mezardan uzaklaşmak için alır ama her nefes alışında ömründen bir nefeslik zaman azalır.

 

Uyusam, rüyamda sen!

Uyansam, hayalimde sen!

İnsan içinde olsam, gönlümde sen!

Daima sen! Daima sen!

 

İyi kalpli olmayan, aklı kıt kişiler her zaman ikiyüzlü, karaktersiz olmayı ve ikili oynamayı büyük marifet sayarlar.

 

Mümkün olsa vatanımı gönlümün içinde saklayacağım! Göğsüm parça parça olmadıkça bir taşına kimsenin elini dokundurmayacağım, işitiyor musunuz?

 

Zulmün pençesi bütün dünyayı sarsa, kendimde çekip kurtaracak gücü görüyorum. Bu yolda can mı gidecek, varsın hayatım feda olsun.

 

Gayretiniz Allah katında kaybolmaz.Hayatınız giderse adınız kalır.İnsan olana öldükten sonra bir güzel nam bırakmak, belki hiç ölmemekten daha hayırlıdır.

 

İnsan,gönlünü bir kimseye açamazsa, içindeki gamlarının her biri bir parça ateş oluyor, her yapıştığı yerde bir dağ açıyor,her açtığı dağda bir cehennem alevleniyor.

 

İnsan, vatanının ayaklar altında çiğnendiğini görürse, yaşayamaz! İnsan, velinimetinin ayaklar altında çiğnendiğini görürse, yaşayamaz! Velinimetini ayaklar altında görüp de yaşayan, köpekten alçaktır!”

 

Kimse takdir edemez alemde kendi mahiyetini reyi ıle/münferit vasıta-ı rüyet ıken göremez kendini dide bile (kimse kendi niteliğini kendi görüşüyle algılayamaz. Tek görme organı göz olduğu halde gözün kendini göremediği gibi.

 

Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini; yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini?

 Atatürk’ün bu soruya cevabı: vatanın bağrına düşman dayasın hançerini; bulunur kurtaracak baht-ı kara mâderini!/

 

Allah o kadar güzel bir vücudun içinde hainlik saklamaz ya!

Kim bilir?

En güzel çiçeklerin arasında yılan da bulunuyor.

Ya Rabbi! İnsanın yüzü gibi gönlünü de meydanda yaratsaydın ne olurdu?

 

Vatan! Vatan! Vatan tehlikede, diyorum işitmiyor musun? Beni Allah yarattı, vatan büyüttü. Beni Allah besliyor, vatan için besliyor! Ben anamın karnından vatana geldiğim zaman açtım, vatan karnımı doyurdu! Çıplaktım, vatan sayesinde giyindim. Vatanın nimeti kemiklerimde duruyor. Vücudum vatanın toprağından, nefesim vatanın havasından!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır