Pahalılık ve Zam Sözleri

Pahalılık ve Zam Sözleri

Artan enflasyon sonucu oluşan pahalılık ve arka arkaya gelen zamlar.

Zam ve pahalılık ile ilgili sözlerden bir demet hazırladık…

 

Zamlaya zamlaya kriz olur. 

 

Sakla samanı  zam gelince satarsın

 

Ekmek pahalı, emek ucuzdu. Tolstoy

 

Ülkemdeki ZAMLAR, yağmur gibi DAMLAR.

Zam değildir o değişikliktir. Zam olsa duramazsın.

 

Fiyat ayarlaması, güncelleme, değişiklik, zamcık, zam

 

Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç. 

 

Sigaraya yine zam gelmiş. Markete mi gidiyoruz vergi dairesine mi belli değil!

 

 

denizde yüzüyor boy boy odun

evde ne şeker kaldı ne de un

denizde balık gibi yatıyor ay

şinanay yavrum şinanay

böyle giderse pahalılık vay vay vay

kafada ne tahta kalacak ne de yay

 

Ülke ne zaman darboğaza girse, olan kitaplara oluyor. Sanki bu raflarda sessiz sedasız duran kitaplar sokuyorlar ülkeyi darboğaza, tüm suç onların, döviz yokluğu onların, pahalılık onların, enflasyon, devalüasyon onların…

Onlar halkı bir lokma ekmeğe muhtaç eden, onlar halkı ezip sömüren…”

(Her Eve Bir Karakol, Muzaffer İzgü)

 

 

Açıklamalar munta’zam

Benzine okkalı zam yapılıyor.

“Azıcık” diyorlar.

Mazota kocaman zam yapılıyor.

“Ufacık” diyorlar.

Köprüye yüklü zam yapılıyor.

“Minicik” diyorlar.

Sigaraya kalın kalın zam yapılıyor.

“İncecik” diyorlar.

İçkiye irikıyım zam yapılıyor.

“Küçücük” diyorlar.

Elektriğe sert zam yapılıyor.

“Yumuşacık” diyorlar.

Doğalgaza ağır zam yapılıyor.

“Hafifçecik” diyorlar.

Suya büyük zam yapılıyor.

“Minnacık” diyorlar.

Otobüse vapura zam yapılıyor.

“Birazcık” diyorlar.

E benden günah gitti.

Memura zamcık yapıldı.

Emekliye hüz’zam.

Bu ni’zam inti’zamla bakarsak…

Muaz’zam bi yıl olacak.

Muaz’zam.

Yılmaz Özdil

 

Zam Geldi

Akşam açıklandı yeni fiyatlar,
Sabaha kalmadan yine zam geldi.
Yarına kalırsa, elbet bayatlar,
Bir günü dolmadan yine zam geldi.

Zehir etti bize zamlar hayatı,
Bıraktım tazeyi, aldım bayatı,
Hor lokmanın aynı değil fiyatı,
Ekmeği bölmeden yine zam geldi.

Kimler girdi bilmem, benim kastıma,
Telefonun kilit vurdum üstüne,
İki satır yazı yazdım dostuma,
Mektubu salmadan yine zam geldi.

Uzun söze gerek var mı arife,
Berberde asılı eski tarife,
İki katı para verdim herife,
Sakalı yolmadan yine zam geldi.

Zor denkleyip çıktım pazar parası,
Biraz ucuz gibi geldi şurası,
Nasıl oldu bilmem kaş göz arası,
Tezgahı bulmadan yine zam geldi.

Her gelen açıyor bir zam sayfası,
Başımdan eksilmez oldu furyası,
Ağladım, sızladım yok ki faydası,
Gözümü silmeden yine zam geldi.

Olmuş idim bir gün ishal hastası,
Helacı da olmuş zammın ustası,
İçerde değişti fiyat listesi,
Taharet almadan yine zam geldi.

Ayırmıştım üç beş kuruş kenara,
Götürdüm hepsini verdim mezara,
Azrail’in işi çıkmış bu ara,
Şu Rasim ölmeden yine zam geldi.

Rasim Köroğlu

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?