Tuncel Kurtiz Sözleri

Tuncel Kurtiz Sözleri

1 Şubat 1936 doğumlu olan Tuncel Kurtiz tam adı ile Tuncel Tayanç Kurtiz bundan yedi yıl önce bir 27 Eylül günü aramızdan ayrıldı. Türk sinema ve tiyatro oyuncusu, yönetmen, yapımcı ve senaristdir.

Bu yazımızda  Tuncel Kurtiz’in sözlerinden, kendisiyle yapılan röportajlarda söylediği sözlerinden, okuduğu şiirlerinden ve oynadığı filmlerde ki bazı repliklerinden derleme yaptık.

 

Silemiyorsan karalayacaksın.

 

Aşk kadına yakışır,sevmek adama..

 

Unuttum demek bile hatırlamaktır.

 

Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.

 

Karşı koymak güzeldir, ben kendime bile karşıyım.

 

Unutma insan paranın sahtesini yapar,parada insanın.

 

Mesele yaşamakta değil yeğen, mesele iz bırakabilmekte..

 

Bir kere alıştın mı yalnızlığa, her kafanı bozana yol verirsin kardeş…

 

“Bir gün ölürsem eğer; Yılmaz Güney’i göresim gelmiştir.”

Sömürü ve işgal var ise ya istiklal ya ölüm diyen de vardır.

 

Hava soğuduğunda insan gölge veren ağaçları unutur yeğen…

 

Gözümde küçülmüş insanlarla; büyük hesaplarım olmaz benim .

 

Asıl çaresizlik kendine elimden geleni yaptım mı diye sormaktır.

 

Kiminle güldüğünü belki unutabilirsin ama kiminle ağladığını asla!

 

Uyku gelmiyor diye gözlerini suçlama, Belkide o beklediğin uyku değildir.

 

Arada bir aynaya bakmalı insan; Güzel miyim diye değil, insan mıyım diye.

blank

 

Ne kadar değişirsen değiş nerede mutIu oIduysan hep oraya çevirirsin kafanı.

 

Paran varsa insanlar seni tanır yeğen ama paran yoksa sen insanları tanırsın.

 

Bırakın konuşsun arkanızdan herkes,

Martı bokuyla deniz kirlenmez..

 

Ben senin için boşa kürek çektiğimi, sen bir başka gemiye bindiğinde anladım…

 

 

Sevdiğini son defa gördüğünü bilmek mi daha zordur ?

Yoksa onu son defa görememek mi ?

 

Bir kadını mutlu etmek için dost gibi dertleş, baba gibi koru ve ADAM (insan) gibi sev.

 

Kaygılanma çocuk,herkes ölür!

Kimi toprağa,kimi yüreğe gömülür.

 

Bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için, ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur.

 

Sevdiklerimize çok yakından bakarız,

Bu yüzden kusurlarını görmeyiz..

 

Biz işimizi yapar geçeriz.Eleştirilere neden kızayım ki?Herkes istediğini düşünebilir.

 

Herkesin hayatında hatırladıkça sevdiği ve hatırladıkça sövdüğü biri vardır.Sen yerini biliyorsan sıkıntı yok.

blank

Çaresizlik aradığın çarenin tam önünde olup, onu bulacak zamanının olmamasıdır.

 

Paranla şeref kazanma,şerefinle para kazan ki;paran bittiğinde,şerefinde bitmesin.

 

…Daha okumam gereken yığınlarca kitap, izlemem gereken yüzlerce film var; yirmi dört saat bana yetmiyor…

 

Seveni mahçup etmedik ama sevdiğimize de kendimizi sevdiremedik.

Çünkü ya sevmesini bilmedik, ya da haddinden fazla sevdik.

 

Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık, olmadı.

Dünyayı değiştiremedik. Ama dünya da bizi değiştiremedi…

blank

 

“Dostum siz gençler bizim gördüklerimizi rüyanızda görseniz, kuzey kutbuna ilk uçakla kaçardınız. Bak geldik yine buradayız, hala, tek bir gün bile dünyayı görmemiş körlere, ‘kırmızı’ rengi anlatıyoruz.

 

Kimse benim gözümde aynı değil.

Her şey yerine ve kişiye göre,

saygıda kusur ettiysem eğer, saygı bana, kusur sana aittir!

 

Merak; aşktan daha güçIü bir şey. Bir kere âşık oIunca biIirsin aşkın sana ne yapacağını, ama merak öyIe değiI. Eğer birini merak edersen, o merak seni aIır götürür.-

 

Çok uğraştım, insanların söküklerini dikmek için.

Ama beceremedim!

Anladım ki; sökük kişilikteyse, dikiş tutmuyor.

 

Etme Şiir-Mevlana

 

Nokta koyduysan bir kere,

Çevirmeyeceksin onu virgüle.

Ne soru kalmalı,

Ne de tek bir soru işareti geriye…

 

İki delikanlı iki genç koministtik.İçimizde farklı bir inanç vardı.Ülkemizi çok seviyorduk.Ha komünisttik,komünizmin ne olduğunu ne kadar biliyorduk!Ama şunu biliyorduk:Bir haksızlık vardı.

 

Beni herkes sevdaya asi sanır

Oysa aşk

Beni nerde görse tanır

Hasret tanır…

Zulüm tanır…

Ölüm tanır…

Yüzüm yüzümden utanır

Yastık değil, kafa rahat olacak.

Döşek değil, vicdan rahat olacak.

 

 

Tuncel Kurtiz, Çirkin Kral’ı anlatıyor…

Yılmaz telefon etti bana,

“İhtiyar, midemin yarısını aldılar(mide kanseri). Ama benden duy istiyorum, tehlikeli bir şey değil, bundan sonra daha ucuza yaşayacağız yani.”

Diye işin komik tarafını bulmaya çalıştı.

Yani Yılmaz’ı anlatmak zor…

Duyduğum zaman öldüğünü çok acı geldi bana, oturup ağladım…

Yapayalnızdım…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?


blank