Turgut Özal Sözleri

Turgut Özal Sözleri

Tam adı Halil Turgut Özal olan Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 13 Ekim 1927 tarihinde Malatya’da doğmuştur. Uçak pilotu olmak isteyen Özal, geçirdiği kaza ile kolundan sakatlanınca bu hayalinden vazgeçmiştir. Elektrik mühendisi olan Turgut Özal İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği mezunudur.  Devlet Planlama Teşkilatı başta olmak üzere bir çok üst düzey görevde çalışmış, Odtü üniversitesinde dersler vermiştir. Kurduğu Anavatan Partisi ile 2 dönem başbakanlık yapmıştır.26 yıl önce 17 Nisan 1993 yılında vefat etmiştir.

Bugün vefat yıl dönümü olduğu için sözlerinden bir demet hazırladık…

 

Oku, çalış, sev, aşkla çalış’

 

Devlet millet içindir, millet devlet için değildir!

Cumhurbaşkanı oldum diye namazımı terkedeceğim.

 

İnsanlar kavga seyretmeyi sever, kavga edenleri sevmez”

 

Devlet halka sorarak değil, halka hesap vererek yönetilir

 

Enflasyonist baskıyı kaldırmanın yolu, devlet gelirlerini arttırmaktan geçer.

 

 

Eşi Semra Hanımla evlilik-1953

 

Ekonominin tabii kanunları vardır. Bu kanunların dışına çıkarak nehri tersine akıtmayalım.

 

Allah’ın verdiği ömrü O’nun izninden başka alacak yoktur! Biz de O’na teslim olmuşuzdur.

 

Devlet de, kalkınma da, iktisadi gelişme de tek bir amaç taşır: İnsanın, insanca, özgürce, refah ve mutluluk içinde yaşaması.

 

Biz çocukları severiz. Biz gençleri severiz. Biz insanı severiz. İnsandan daha mübarek, ne bir mahlûk, ne bir kurum, ne de bir doktrin vardır.

 

Hadi bir kaset koy da neşelenelim Semra Hanım.

(Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün açılışında köprü üstünden kendi kullandığı araçla geçerken, eşine)

 

Biz çağı doğru okuyorduk ve çağı doğru okumak demek, Türk ekonomisini dünyadaki mukadder gelişmeleri göğüsleyebilecek donatıma kavuşturmak, dünyanın gidişatına senkronize etmek demektir.

 

Ben öbür dünyaya inanır ve bu dünyanın bir geçiş yeri olduğunu düşünürüm. Öbür dünyada bugün yaptıklarının hesabı sorulur. İlim sahibinden ilmini, para sahibinden paranı doğru yolda kullandın mı diye sual edilir. Bize de sana hizmet imkânı verdik, bu imkânı iyi değerlendirdin mi diye sorulur.

 

Gençlerimizi düşman oyunlarına gelmeyecek kadar bilgili,sokakta hiçbir meselenin çözülemeyeceğini anlayacak kadar seviyeli,vatanın birlik ve bütünlüğünün önemini kavrayacak kadar kültürlü,örf ve adetlerimize saygılı ,hepsinden önemlisi faydalıyı zararlıdan ayırdedecek kadar ölçülü,herkese karşı sevgi ve şefkat besleyen medeni insan olarak yetiştirmeliyiz.

(Turgut Özal Belgeseli, Kutlay Doğan)

 Canım pahasına da olsa yeminime sadık kalacağım. Tarafsız kalacağıma dair yemin ettim ama ben taraf tutacağım. Neyin tarafını tutacağım? Atatürk ilke ve inkılâplarının tarafını tutmaya devam edeceğim. Anayasal kuruluşlarımıza destek olmaya devam edeceğim. Türkiye’mizin yakın vadede Avrupa Topluluğu’nun en seçkin üyelerinden biri olmasının tarafını tutacağım. Cumhurbaşkanlığı makamını, her türlü iç siyaset sorunlarının üstünde tutacağım ama halkımın içinde, mütevazı bir vatandaş olarak, halkımla birlikte yaşayarak… Ve nihayet sözlerimi şu idrak içerisinde bitirmek istiyorum: Bu sımsıcak milletin, bu güçlü ülkenin ve bu büyük Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı olmak, benim için şereflerin en büyüğüdür. Ne mutlu Türküm diyene!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?