Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri

PAYLAŞ
Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri
  • 1
  • 2257
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    blankLoading...
  • 6 dakika da oku
  • +
  • -

Yazımız 3 Aralık 2022 tarihinde güncellenmiştir.

Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri…
Bugün 4 Kasım. Ünlü şairlerimizden olan Ümit Yaşar Oğuzcan’ın vefat ettiği tarih.

Bu yazımızda şairimizin şiirlerinden derlediğimiz sözlerinden bir demet hazırladık.

Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri

Biliyorum bir sır gibi güzelsin

 

Sevmek bir bakıma unutamamaya mahkum olmaktır.

Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri

Öyle bir gel demelisin ki, mesafeler anlamını yitirmeli.

 

Ve deler sevgi dolu yüreğini sevgi bilmeyen bir kurşun.

 

En ağır işçi benim; gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum.

 

Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir.

 

 Daha çok aldanacağız yaşadıkça. Anlasana bu ilk aldanışımız değil.

 

Ne olur çekme ellerini karanlığımdan

Bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim

 

Nice güzellikler gördüm yeryüzünde, en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak.

 

Konuşacak birini bulmak kolay da, Susacak birini bulmak zor.

 

Tuttum resmini indirdim duvardan.

Duvar ağlamaya başladı.

 

Unutma ki her seven isimsiz bir kahramandır. Unutma ki insan; sevebildiği kadar insandır.

 

Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.

 

Yalnız sen varsın beyaz gülüm, evde bahçede ve sokakta, bir eylül akşamı gördüğüm, o beyaz hayalsin uzakta.

 

Boşuna değil pazarları sevmeyişim. Durup durup içimin kararması, gözlerimin dolması apansız boşuna değil.

 

Bu kadar yürekten çağırma beni. Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan, uyumamışsan, sevinçten kapında ölebilirim.

 

 

Etime bir alev değmişçesine nasıl da yakardı öptüğü zaman, bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine…

 

Ben akıllı kadınları severim: düşünen, az konuşan, çok bilen. Her yerde, her zaman nazı çekilen…

 

Ben senin en çok sesini sevdim, buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi, önce aşka çağıran, sonra dinlendiren. Bana her zaman dost, her zaman sevgili…

 

Sana ‘kalpsiz’ dediler.

Üç milyar insanın yaşadığı bir dünyada çarpan bir tek kalp varsa o senin kalbindir.

 

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın, öylesine yıktın ki bütün inançlarımı; beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.

 

Tut ki iki noktayız, birbirinden uzak bir çizgiyle aramızı birleştiriyorum. Sonra bir ev yaparak çizgilerden içine seni yerleştiriyorum.

 

Bir ateşim yanarım, külüm yok dumanım yok sen yoksan… Mekânım belli değil, zamanım yok, fırtınalar içinde beni yalnız bırakma, benim senden başka sığınacak limanım yok…

 

Gül biraz; bunca keder, bunca göz yaşı dinsin, gül biraz; şu gök kubbe kahkahanı işitsin. Her gidenin ardından koşmaya değmez hayat, gelecekleri bekle, gidecek varsın gitsin.

 

Bir gün gelir de unuturmuş insan en sevdiği hatıraları bile… Bari sen her gece yorgun sesiyle, saat on ikiyi vurduğu zaman, beni unutma çünkü ben her gece o saatlerde seni yaşar ve seni düşünürüm…

 

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin…

 

 

 Aşk başlamadan güzel, kalplerde heyecan bakışlarda korku olduğu zaman güzel.. Birbirimize sezdirmemek için çırpınış, başkaları görmesin diye çabalayış, gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman. Aşk başlamadan güzel…

 

Ona uğramayan gemiler batsın, ondan geçmeyen trenler devrilsin, onu sevmeyen yürek taş kesilsin, kapansın onu görmeyen gözler, onu övmeyen diller kurusun, iki kere iki dört elde var Ayten…

 

Karıcığım ben ölürsem

Şiirlerimi dostlarıma

Kitaplarımı çocuklarıma

Elbiselerimi bir fukaraya ver

Senden başka hiç kimse

Farkına varmasın yokluğumun

Sana bir şey

Bırakmadım diye üzülme

Bütün ümitlerim de senin olsun

 

Bir tutulursam fena tutulacağım sana.

İlaç doktor kâr etmeyecek.

Ateşim kırka yükselecek,

Nabzım yüz altmışa.

Bir fabrika motoru gibi çarpacak kalbim.

Beş yüz kilometre uzaktan duyacaksın

Nefes alışımı..

Otomobil farları gibi yanan

Gözlerime bakıp

“Güneş bile böyle tutulmamıştır”

Diyeceksin…

 

Hani bazen durup dururken ansızın bir sevinç sarar ya içimizi; derinden çok derinden bir an için de olsa yaşadığımıza memnun olur, yarına umutla bakarız ya! O an bize bütün kötülükleri, acıları unutturuverir. Kendimizi bir çocuk kadar kaygılardan uzak hissederiz. İşte sen o ansın benim için. En güçlü en mutlu olduğum ansın.

 

Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum

Ayten üstüne

Saatim her zaman Ayten´e beş var

Ya da Ayten´i beş geçiyor

Ne yana baksam gördüğüm o

Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor

Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz

Günlerden Aytenertesidir

Odur gün gün beni yaşatan

Onun kokusu sarmıştır sokakları

Onun gözleridir şafakta gördüğüm

Akşam kızıllığında onun dudakları

Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim

Ayten´i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz

Onu siz de seversiniz benim gibi

Ama yağma yok

Ayten´i size bırakmam

Alın tek kat elbisemi size vereyim

Cebimde bir on liram var

Onu da alın gerekirse

Ben Ayten´i düşünürüm, üşümem

Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar

Parasızlık da bir şey mi

Ölüm bile kötü değil

Aytensizlik kadar

Ona uğramayan gemiler batsın

Ondan geçmeyen trenler devrilsin

Onu sevmeyen yürek taş kesilsin

Kapansın onu görmeyen gözler

Onu övmeyen diller kurusun

İki kere iki dört elde var Ayten

Bundan böyle dünyada

Aşkın adı Ayten olsun

https://www.youtube.com/watch?v=rpP8BL5Xkc0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir